(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/5759 E. , 2006/6999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesi ile temyiz dilekçesinin incelenmesinden anlaşıldığına göre;
Davacı Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek açtığı davasında Kadastro Kanunun 41.maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğünce re'sen yapılan düzeltmenin kaldırılmasını istemiş, yerel mahkeme, davacının davadan önce düzeltme işlemi için Kadastro Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle hiç bir inceleme yapmaksızın davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 41.maddesi " Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan, ölçü tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz mal malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir " hükmünü amirdir. Görüldüğü gibi, yapılan düzeltmenin kaldırılması için öncelikle Kadastro Müdürlüğüne başvurulacağına dair bir kayıt yoktur.
Bu durumda mahkemece öncelikle yapılması gereken; davanın süresinde açılıp açılmadığını tesbit etmek, süresinde açılmışsa esasını inceleyerek bir karar vermekten ibarettir. Bu hususlar gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.