10. Hukuk Dairesi         2021/12177 E.  ,  2022/10422 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Denizli 4. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalılardan ..., ..., ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş vekili ve fer'i müdahil SGK vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davacının, davalı ..., ..., ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San ve Tic. A.Ş vekilinin ve fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalılardan ..., ..., ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş vekili ve fer'i müdahil SGK vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM

Davacı vekili, ana davada verdiği dava dilekçesinde özet olarak; ... Çiftliği adındaki 4 ortaklı iş yerinde işveren ... yetkili iken 20.10.1990 yılında işçi olarak işe başladığını, çalışma saatlerinin 07:30 ile 19:30 olduğunu ve günde 12 saat çalıştığını, sürekli aksatmadan yapmış olduğu bu çalışma neticesinde toplam 1545 gün ve günlük 4 saat fazla çalışma nedeniyle 6180 saat de fazla çalışmasının olduğunu, Kasım 1990-Aralık 1993 yılları arasında ödenen sigorta primini 38 ay boyunca 5 gün eksik yatırıldığını ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 17/12/2015 tarihli cevabi yazısıyla toplamda 190 gün eksik primi olduğunu öğrendiğini, bu yazıyı işverenlere 14/03/2016 tarihinde ve 28/03/2016 tarihinde iadeli taahhütlü gönderdiğini ve eksik ödemelerin tamamlanmasını istediğini ancak bugüne kadar kendisine bir cevap verilmediğini, eksik yatırılan sigorta primleri nedeniyle maddi zararının olduğunu ve anlatılan tüm bu nedenlerle toplamda 6 ay 10 gün olan eksik priminin yatırılmasını, 1545 günlük kıdem ve ihbar tazminatı ile 6180 saat fazla çalışmalarının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek davalılardan alınarak kendisine ödenmesini ve diğer tüm masrafların davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2017/202 esas sayılı davada: davacı vekili, müvekkilinin 20 Ekim 1990-05.02.1995 tarihleri arasında davalı limitet şirketine ait ... Mah. ... Cad. No:5 ... Şubesi- ... adresindeki 4 ortaklı limitet şirketinde 1545 gün çalıştığını, 1355 gün primi ödendiğini, kalan ödenmeyen süre için tespit davası açıldığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde eksik bordro düzenlenerek 38 Ay boyunca toplam 190 gün kuruma eksik prim bildirildiğini, davalı şirketin primleri ödememesinin müvekkilinin geç emekli olmasına neden olduğunu, davalılara zararın giderilmesi ve eksik primlerinin ödenmesi için bildirim yapıldığını, davalılar tarafından 47 gün boyunca cevap verilmediğini, ödemede bulunulmadığını, mahkememizin 2016/168 Esas sayılı dosyası ile eksik primlerin tamamlatılması için limitet şirket ortaklarına karşı dava açıldığını, işbu dosyanın mahkememizin 2016/168 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, bu nedenlerle Hanım (...) Hayırlı'nın 20.10.1990 tarihinden 05.02.1995 tarihine kadar geçen süre içinde davalı şirkete ait işyerinde bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde Ekim ayı 1990 yılından Aralık ayı 1993 yılına kadar toplam 38 Ay boyunca toplam 190 Gün eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin işverence tamamlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Feri Müdahil SGK ve Davalı ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San ve Tic A.Ş. birleşen davaya cevap vermemiştir.

Davalı ..., ... ve İhbar Olunan ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San ve Tic A.Ş. vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin karı koca olup ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San ve Tic A.Ş'de ortak olduklarını, davacının bu yerde tahminen 1990 yılından 1995 yılına kadar çalıştığını, dolayısıyla hiçbir zaman davacının ... ve ... ve ...'in çalışanı olmadığını, davalılardan ...'in diğer davalı ...'in annesi olup vefat ettiğini, bu nedenle aktif husumet ehliyeti olmadığını bu nedenle öncelikle davanın husumet yönünden reddini, ayrıca davacının çalıştığı tarih aralığı göz önüne alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının aynı dilekçe ile Denizli 3. İş Mahkemesinde de bir dava açtığını ve 2016/274 Esas sayılı bir dava açtığını ve bu nedenle derdestlik itirazları olduğunu, davacının 1990-1995 yılları arasında çalışmış olması ihtimaline karşılık aradan 21 sene geçtiğini ve bu nedenle belgelerin temini ve incelemesinin söz konusu olmadığını,iş yeri defter, kayıt ve belgelerin saklama süresi dolduktan sonra Kurumun müfettişleri veya denetmenleri tarafından bunların ibrazının istenilmesi durumunda işverenlerce zamanaşımı defi ileri sürülerek ibrazdan kaçınılabileceği ve anlatılan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II- CEVAP

Feri müdahil Kurum vekili, davaya feri müdahil olarak katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davacının, davalı işyerinde geçen sigortalı günlerinin tespitine ilişkin tespit taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi gerektiğini, davaya konu dönemler itibariyle davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmasının olmadığının tespit edildiğini, işe giriş çıkışlara göre hizmetlerin tam olarak bildirildiğinin tespit edildiğini, eksik bildirildiği iddia edilen günlerin davacı tarafça resmi belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III- MAHKEME KARARI

A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1-Birleşen davada davacının 20.10.1990 - 05.02.1995 tarihleri arasında 0055176 020 sicil numaralı davalı şirkette kesintisiz olarak çalıştığının ve davacının çalışmalarında kuruma bildirilenler haricinde, 1990 yılında 10 gün, 1991 yılında 60 gün, 1992 yılında 60 gün, 1993 yılında 60 gün olmak üzere toplam 190 gün kuruma bildirilmeyen eksik prim günü bulunduğunun tespitine,

2.Asıl dava yönünden diğer davalılar açısından açılan davanın reddine, karar verilmiştir.

B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki bulunan belge ve kayıtlar, dinlenen tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirket işyerinde sigortasız olarak çalıştırılan günlerinin yöntemince belirlendiği, şirket dışındaki davalıların hukuken sorumluluklarının da bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının, davalıların ve fer'i müdahil SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Feri müdahil Kurum vekili, Mahkeme 20.10.1990-05.02.1995 tarihleri arasındaki 190 günlük kuruma bildirilmeyen eksik günlerin bulunduğunu kabul ederek eksik prim günlerinin tespitine karar vermiştir. Tarafımızca dosyaya sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı/hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş olup haklı itirazımız mevzuata uygun değerlendirilmemiştir. Tespite karar verilen dönem bakımından da eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılardan ..., ..., ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San. Ve Tic. A.Ş vekili, asıl davada ihbar olunan şirket ile birleşen davada davalı şirketin esasen aynı şirket olduğunu ne var ki mahkemece asıl davada taraf olmayan şirket hakkında karar verildiğini ayrıca, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, tanıkların beyanlarının kendi içerisinde, resmi SGK kayıtları karşısında ve bordro tanıklarının birbirleriyle arasında çelişkili olup bu çelişki giderilmeden ve tam olarak hangi bordo tanıklarının beyanlarının hükme esas alınıp alınmadığı belirtilmeden karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davacı vekili ise; 0055176 020 sicil numaralı davalı şirkette kesintisiz olarak çalıştığının ve davacının çalışmalarında kuruma bildirilenler haricinde, 1990 yılda 10 gün, 1991 yılında 60 gün, 1993 yılında 60 olmak üzere toplam 190 gün kuruma bildirilmeyen eksik prim günü bulunduğunun tespitine'' karar vermiştir. Müvekkil Hanım (...) Hayırlı'nın hiçbir şekilde çalışmadığı 30/11/20211 tarihinde nevi değişiklik yapılan sigorta sicil numarası ve unvanı değişen ... Çiftliği Büyük Mağazacılık Pazarlama Ticaret A.Ş. Şirketi sicil numarası 2 4711 0101 10055176 020-21-48 olarak değişen bordrosu uydurma olan, tahsil fişleri mevcut olmayan Anonim Şirket üzerine hüküm kurmuştur. Mahkemece eksik inceleme neticesine kurulan bu karar yerinde değildir. Demiştir. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Kanunun 297. maddesinin (2). Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. 6100 sayılı HMK.'nun 166'ncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurur. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. Maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir.

Buna göre; (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:

a)Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.

b)Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.

ç)İlk derece mahkemesi kararının özeti.

d)İleri sürülen istinaf sebepleri.

e)Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.

f)Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.

g)Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.

ğ)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Eldeki davada ise, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, esasen asıl davada ihbar olunan ve unvan değiştirdiği anlaşılan birleşen dava davalısı ... Çiftliği Büyük Mağazacılık Pazarlama ve Sanayi Ltd. Şti aleyhine karar tesis edildiği, ne var ki asıl davada diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair karar verilmek suretiyle çelişkili hüküm oluşturulduğu, aynı şekilde karar başlığında hata yapılarak ve asıl ve birleşen davaların bağımsız kimliklerini korumasına rağmen ayrı ayrı her bir dava hakkında karar verilmeksizin ve davacının çalışma sürelerini de infaza elverişli şekilde tespit edilen süre ve ücreti yerinde belirtmeksizin karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı ve davalılardan ..., ..., ... Çiftliği Büyük Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş vekili ve fer'i müdahil SGK vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak; ilk derece mahkemesince verilen karar, sair yönleri incelenmeksizin, bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
13.09.2022 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu HMK md.373/1 HMK md.353/1