Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/2975
Karar No
K. 2006/3675
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/2975 E.  ,  2006/3675 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 5.6.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.6.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir.Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantası sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.

Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Somut olaya gelince; Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu Fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 21.11.2003 tarihli kroki ve raporda geçit için en uygun güzergahın 24 ve 1727 parsellerin ortak sınırından kurulacağı tesbit edilmiştir. Mahkemenin istemi üzerine hazırlanan 13.5.2004 tarihli ek raporda ise geçitin sadece 1727 parsel üzerinden kurulması biçimi gösterilmiş, bu parselde bulunan binaya uzaklığının göz önünde bulundurulması hususuna dikkat çekilmiştir. Raporlara göre fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi de gözetilerek, en uygun geçit yerinin iki parselin ortak sınırı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılması gereken iş; 24 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin harçlı dava dilekçesi ile davaya katılmalarını sağlamak veya açılacak davayı bu dava ile birleştirmek, yukarıdan beri sayılan ilkeler doğrultusunda uygun geçit güzergahı 21.11.2003 tarihli kroki ve raporda gösterilen güzergah olduğundan, geçit bedelinin karar tarihine yakın bir zamanda tesbit ettirilip hükümden evvel yükümlü taşınmaz malikine ödenmek üzere dosyaya depo ettirilmesi gerekirken bu yönlerin gözardı edilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 28.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.