Esas No
E. 2014/23223
Karar No
K. 2014/29771
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2014/23223 E.  ,  2014/29771 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 10/06/2014

NUMARASI : 2014/145-2014/298

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu şirket vekili, takip dayanağı çekteki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı itirazında bulunmuş, mahkemece şirket yetkililerinin imza örneklerinin alınması için mahkemede hazır etmek üzere borçlu vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içinde şirket yetkililerinin hazır edilemediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiği işaret edilmiştir.

İmza incelemesine esas alınacak belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı).

Somut olayda, borçlu şirket vekilinin şirket yetkililerini duruşmada hazır etme görev ve sorumluluğu bulunmayıp, mahkemece borçlu vekiline bu yönde kesin süre verilerek sonucuna göre davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Şirket yetkililerinin imza örneklerinin alınması için mahkemece senedin tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisi olan kişiler adına meşruhatlı davetiye gönderilmesi gerekir.

Bununla birlikte belirtmekte yarar vardır ki; senedin keşide tarihi itibariyle şirket yetkilisi olan kişi ya da kişilerin sonradan yetkilerinin kaldırıldığının tespit edilmesi halinde, şirketin eski yöneticileri takipte borçlu olmayıp, 3. kişi konumunda olacağından bu kişilere meşruhatlı davetiye tebliği ile gelmediklerinden bahisle borçlu şirket aleyhine hüküm doğuracak şekilde itirazın reddine de karar verilemez.

Öte yandan Mahkemece borçlu vekiline şirket yetkililerini hazır bulundurmak üzere verilen kesin süre üzerine, borçlu vekilinin mahkemeye sunduğu dilekçe ile şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle şirkete kayyım atanması ve şirket yetkilileri Ekrem Uyguner ve Ersin Uyguner’in temsil yetkisinin kaldırılarak yetkinin kayyıma devredilmesi için açtıkları davaların yargılamasının devam ettiğini bildirdiğine göre, şirkete kayyım atanıp atanmadığı da araştırılarak, kayyım atandığının tespiti halinde, kayyımın da davetiye ile yargılamadan haberdar edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralına riayet edilmek suretiyle, borçlu şirketin imzaya itirazı yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.366 İİK md.170
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.