üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından müvekkili ve davalılar aleyhine tazminat istemli dava açıldığını, Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, ilgili dosyada davacının verilen karara karşı istinaf talebinde bulunması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... E. ... K. nolu kararını kaldırdığını, verilen istinaf ilamına karşı müvekkili ve huzurdaki dava davalılarının temyiz yoluna başvurduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ...K. nolu ilamı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ...E. ...K. nolu kararının onandığını, ilamın onanması ile müvekkilinin takibe konu borcu tamamen ödemek zorunda kaldığını, yine dava dışı ... tarafından müvekkili aleyhine Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tazminat istemli dava açıldığını, yargılama sürecinde işbu dosyanın davalılarının ihbar olunan ve feri müdahil sıfatı ile davaya dahil olduklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, ilgili dosyada verilen karara karşı temyiz talebinde bulunmaları üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... E. ... K. nolu kararının onanmasına ve onama kararına karşı yaptıkları karar düzeltme talebinin ise aynı dairenin ... tarih ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile reddine karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... tarih ve ...E.-...K. Nolu ilamı, Mersin ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibine dayanak yapıldığını, ilamın onanması ile müvekkilinin takibe konu borcu tamamen ödemek zorunda kaldığını, bahsi geçen her iki dava dosyasında davacıların ... ve ... ilçelerinde çiftçilik yaptığını, ... yılında müvekkilinden "..." cinsi ... aldıklarını, fidelerin ... A.Ş. tarafından yetiştirildiğini, tohumların ise ... A.Ş. tarafından yurt dışından ithal edildiğini, verilen kararlarda açıklandığı üzere, tohum ve fidelerde kullanılan ... hastalık açısından analize tabi tutulmaması nedeniyle, zararın kaynağının tohum mu ya da fidelerde kullanılan ... mı olduğu tam olarak belirlenememiş ise de müvekkilinin sadece ayıplı mal satan satıcı olarak 3. kişilere karşı sorumlu olduğu ancak iç ilişkide zararın meydana gelmesinde kusurlu olmadığının açık olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. nolu ilamı ile onanan ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. nolu ilamında "davalı ... ve ... firmasının % 50 oranında kusurlu kabul edildiğini, bu hususun ise iç ilişkide önem arz etmekte olup, davalı ... firmasının ise zararın meydana gelmesinde direk kusurlu olmasa bile ayıplı mal satan satıcı sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve 5553 sayılı Tohumculuk Kanununun 11. maddesi gereğince davalıların meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlü olduklarının açıkça ifade edildiğini belirterek müvekkilinin dava dışı ... ve ...'a ödediği tazminat bedellerinden davalıların sorumlu olduğu miktardan şimdilik ...-TL'nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde dayanak gösterdiği Arabuluculuk Bürosu ... sayılı anlaşamama tutanağının konusunun Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin itirazın iptali davası iken davacı şirketin bambaşka bir konu ve taleple rücuen tazminat davası açmasının tamamen yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle dava şartı noksanlığından davanın reddi gerektiğini, tohum ithalatçısı ve satıcısı olan müvekkili şirketin yasadan kaynaklan her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, bundan sonraki süreçten kaynaklanacak herhangi bir durum ile tohum ithalatçısı ve satıcısı olan müvekkili şirketin illiyet bağı bulunmadığından müvekkili şirket açısından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket hakkında nedensellik bağı teşkil etmediğini belirterek müvekkili açısından kusura dayalı rücu şartlarını taşımayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Tohumculuk Kanunu'nun 11. Maddesine göre davanın 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili firmanın ... ve ... ile herhangi bir alım satım ilişkisinin olmadığını, davacının iddia ettiği fidelerdeki hastalığın tek kaynağının tohum ve fide olmadığını, davalara konu parsellerde fide hastalığının olduğunu, hastalığın ... çeşidi ... çeşidinden taşındığının bilimsel bir kanıtı olmadığını, müvekkili tarafından ... yılı içerisinde ... adet ... fidesi üretildiğini, ... adedinin müşterilere sevk edilerek kullanıldığını, ... ve ...'ın ... yaptığı bölge dışında hiçbir müşterilerinden bu hastalığa dönük şikayetin olmadığını, eğer sorun fidede olsaydı tüm üreticilerin zarar göreceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 11. maddesine dayalı rücuen tazminat davasıdır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın