(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/8376 E. , 2007/12443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.11.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, müdahiller tarafından verilen 27.09.1999 tarihli dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşı davacı ... tarafından verilen dilekçe ile de tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne ecrimisil isteminin reddine, davalılar ve ... aleyhine açılan davanın reddine, ... tarafınıdan açılan davanın reddine, dair verilen 08.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı ... ve davacı ... ... ile duruşmasız olarak davacı-karşı davalı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.10.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı ... .... Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı ... 09.11.1998 tarihli dilekçesi ile; 18.01.1993 tarihinde düzenlenen taşınmaz vaadi sözleşmesi uyarınca satış vaadi borçlusu, davalı ... adına kayıtlı bulunan 16, 17, 18, 19 ve 20 numaralı büro niteliğindeki bağımsız bölümlerin adına tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı ... duruşmalara katılmamış yanıt da vermemiştir.
Davaya müdahil olarak katılan ... ve ... ..., davalı ...’dan alacaklı olduklarını, taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına rağmen yapılan satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazların ... ... adına mümkün olmadığı takdirde de alacağın temlik edilmiş olması sebebiyle ... ... adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, 05.06.2001 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, davacı ve müdahillerin temyizi üzerine Dairemizin 19.11.2002 tarihli kararı ile özetle; davaya müdahil olarak katılanların istemleri konusunda değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Eldeki davanın yargılaması aşamasında, davaya müdahil olarak katılan ... tarafından davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda, 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/730 Esas, 2004/190 Karar sayılı ilamı ile eldeki davaya konu olan bağımsız bölümlerin ... ... adına tesciline karar verilmiştir.
Anılan hükmün 18.05.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra ... ... tarafından 25.05.2005 tarihinde açılan karşı davada ise; Davacı-karşı davalı ...’ın, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan bakiye satış bedelini süresinde ödememesi nedeniyle çekişme konusu büro niteliğindeki bağımsız bölümlerin davacıya verilmemesi gerektiğinin tespiti ile satış bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan 25.000,00 YTL tazminat ve 250.000,00 YTL ecrimisilin tahsili isteğinde bulunulmuştur.
Mahkemece, davacı ... tarafından açılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğinin kabulü ile; çekişme konusu büro niteliğindeki bağımsız bölümlerin vaad alacaklısı davacı ... adına tesciline, karşı davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi raporunda geç ödemeden kaynaklandığı saptanan 9.289,02 YTL alacağın asıl davacı ...’tan tahsiline, ecrimisil isteğinin reddine, müdahil davacılar ... ve ... ...’ın istemlerinin reddine karar verilmiştir. Hükmü asıl davacı ... ile karşı davacı ... ve davaya müdahil olarak katılan ... temyiz etmiştir.
1.Asıl davada vaad alacaklısı ...’ın isteminin dayanağı, biçimine uygun düzenlenen 18.01.1993 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle vaad borçlusu ... 16, 17, 18, 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümler mülkiyetini vaad alacaklısı davacıya geçirme taahhüdünde bulunmuştur. Gerçekten kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşımaz satış vaadi sözleşmeleri iradi ferağın yapılmaması halinde vaad alacaklısına hükmen tescil istemiyle dava açma olanağı sağlar. Öte yandan taşımaz satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tescil davalarının kabulü için vaad alacaklısı olan tarafın sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemiş olması gerekir. Dairemizin öteden beri uygulamasına göre bedelden ödenmeyen bir kısım varsa öncelikli borç olması nedeniyle Borçlar Kanununun 81. maddesi hükmünce bu borcun vaad borçlusuna ödenmek üzere depo ettirilmesi gerekir. Somut olayda da, sözleşmede satış bedelinden kalan 125.00 YTL nin kat mülkiyeti kurulduğunda ve ferağ anında ödenmesi kararlaştırıldığından, şartın tahakkuk etmesi dolayısıyla mahkemece karar kurulması üzerine bu bedel vaad alacaklısı tarafından güncelleştirilmiş değeri ile vaad borçlusu ...’a havale yoluyla 06.03.2000 ve 29.05.2001 tarihlerinde gönderilmiştir. Böylelikle tüm dosya kapsamından vaad alacaklısı davacının akidi olan vaad borçlusu davalıya karşı bedelden kaynaklanan borçlarını ifa ettiği görülmektedir.
Borçlar hukukunda borcun doğumu ya sözleşmeden veya kanundan kaynaklanır. Sözleşmeden ... borçların nedeni genel olarak hukuki işlemlerdir. Kanundan kaynaklanan borçlar ise, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme akdinden kaynaklanan borçlardır. Taraflar arasında hukuki işlem yoksa veya borç ilişkisi kanundan kaynaklanmamışsa, bir kişiyi alacaklı veya borçlu kabul etmek mümkün değildir.
Somut olayda; asıl davanın davacısı ...’ın 18.01.1993 tarihli sözleşme ile kurduğu ilişki, vaad borçlusu davalı ... iledir. Karşı davacı ... ...’ın alacağını temlik ettiği kişi konumunda da bulunmamaktadır. Karşı davacı, eldeki davadaki ilişkiden bağımsız bir nedene dayalı olarak açtığı dava sonucu dava konusu bağımsız bölümleri hükmen kazanmıştır. Karşı davacı ile akdi ilişkisi olmayan davacının kanundan kaynaklanan bir nedenle de karşı davacıya borçlu bulunmadığı gözetilmeksizin ve esasen vaad borçlusuna sözleşmede yazılan kalan satış bedelini ödeyen asıl davacının ayrıca geç ödemeden kaynaklanan 9.289.02 YTL tazminat ödemekle yükümlü tutulması doğru olmamış, kararın davacı vaad alacaklısı ... yararına bozulması gerekmiştir.
2.Müdahil ... ile davalı-karşı davacı ve müdahil ... ’ın temyiz itirazlarına gelince; Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... tarafından taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davanın kabulüne ve karşı davada istem konusu yapılan ecrimisile yönelik davanın reddine dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Karşı davacı ...’ın, satış bedelinin kalan kısmının geç ödendiği gerekçesi ile açmış olduğu tazminat davasına ilişkin temyiz itirazlarının ise; yine 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı ... yararına bozulmuş olması sebebiyle şimdilik incelenmesine yer olmadığına,