12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/4378 E. , 2014/7382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Midyat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2010/28-2013/17
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun, icra mahkemesine başvurarak senet altındaki imzaya itiraz ettiği, mahkemece, yapılan inceleme neticesinde imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulması üzerine alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK.nun 170/3.maddesine göre icra mahkemesi aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına karar verir.
Somut olayda, takip dayanağı çek, hamilin cirosu ile icra takibini yapan alacaklıya intikal etmiş olup son hamil olan alacaklının, arada ciro bulunması nedeniyle keşideci borçlu ile doğrudan ilişki içinde bulunmadığının kabulü zorunludur. Bu durumda adı geçenin çeki takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan, tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması, yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğu gibi, borçlulardan yalnızca E.. İ..'nin itiraz ederek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takipte birden fazla borçlu bulunduğu halde takibin itiraz etmeyen diğer borçluyu da kapsayarak tümden durdurulmasına yol açabilecek şekilde itirazın kabulü isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.