Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/5050
Karar No
K. 2007/5808
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2007/5050 E.  ,  2007/5808 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.2.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 6.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı, 23.01.1997 tarihli "gayrimenkul alım satım sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davalıya ait 1609 parsel sayılı taşınmazın 150 metrekare yüzölçümündeki bölümünü haricen satın ve devraldığını, üzerine 3 katlı bina inşa ettiğini ve halen oturduğunu, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, davalının tapuda devre yanaşmadığını ileri sürerek bu kısma ait tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dayanağı senette davacıya ev yapmak üzere bir satışın yapıldığı açıkça belirtilmiştir.

Senet 23.1.1997 tarihinde düzenlenmiş ise de, 1609 parsel sayılı taşınmazın davaya konu edilen bölümüne bu tarihten çok önce yapılan satış gereği davacı tarafça bir ev yapılarak arsa bedelinin tamamının da ödendiği senette belirtilmiştir.

Dosyaya getirtilen bilgilere göre taşınmaz imar planı içerisinde yer almakta olup konut alanı olarak gösterilen bölgede yer aldığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunun 724. maddesi uyarınca bina değerinin arsa değerinden açıkça fazla olması ve malzeme sahibinin inşaatı yaparken binanın oturduğu yer ve kullanma alanını kapsayan arsa bölümünün mülkiyetinin kendisine aktarılacağı konusunda arsa sahibi tarafından inandırılmış olması hallerinde arsa mülkiyetinin davacıya aktarılmasını öngörmekte olup, somut olayda her iki koşulun da birlikte gerçekleştiği açıktır.

Mahkeme, arsa bedeli için satış tarihi itibariyle yapılan ödemeyi yeterli bulmamış, dava tarihi itibariyle belirlenen raiç değere ulaşılacak kadar bir bedelin daha davacı tarafça ödenmesi zorunlu kabul edilerek bu yolda davacıya süre verilmiş ve davacı tarafça yeni bir bedel yatırılmaması üzerine davanın reddine karar vermiştir.

Yapı değerinin açıkça arazi değerinden fazla olması halinde iyiniyetli tarafın uygun bir bedel yatırma koşulu, daha önce arsa için herhangi bir bedel ödenmemesi halleri için öngörülmüş bulunmaktadır. Yasanın metni içerisinde bu konuda açıklık yok ise de; satış sırasında satış bedelini almış bulunan kişiye, dava tarihi itibariyle raiç değer üzerinden yeniden bedel isteme hakkını vermek taşınmaz bedelinin mükerrer ödettirilmesi anlamına gelir ki; bu, hakkaniyet prensibine ve sözleşme hukuku ilkelerine uygun düşmez (Türk Medeni Kanunu Md.2). Şu hale göre; sözleşme sırasında tam bedel ödediği anlaşılan davacıya yeni bir bedel ödeme konusunda mahkemece yapılan uyarı yasaya uygun bulunmadığından bu uyarıya uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 17.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.