12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/7809 E. , 2014/10063 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/1127-2013/1165
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde yapılan takip sırasında, alacaklı vekilinin talebi üzerine 3. kişi İş Bankası’na 10/10/2013 tarihli haciz müzekkeresi gönderilerek borçlunun şube nezdindeki her türlü hak ve alacaklarının borca yeter miktarının haczi ve bloke edilmesi talep olunmuştur.
Üçüncü kişi bankanın 28/10/2013 tarihli cevabı ile borçlunun kendilerine olan borcu nedeniyle bankadaki mevduatı üzerinde 16.720.-TL için takas mahsup hakkı bulunduğu, kendi haklarından sonra hüküm ifade etmek üzere haciz talebinin sıraya alındığını bildirdiği, bu cevaba rağmen 3. kişi bankaya haciz konulan miktarın dosya hesabına gönderilmesi için ikinci kez haciz müzekkeresi gönderilmesi nedeniyle 3. kişi bankanın mahkemeye şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece ilk gönderilen haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunulduğu halde bu itiraz dikkate alınmayarak haciz yazısı gönderilmesinin usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile müzekkerenin talep edilen 16.720.-TL yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
3.kişi bankanın, haciz yazısına karşı "mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkının olduğunu" ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir. Haczedilen şey (hesaptaki para) 3.kişi banka nezdinde bulunduğundan istihkak iddiasıyla ilgili olarak İİK'nun 99. maddesindeki prosedürün uygulanması gerekir. Dolayısıyla anılan prosedür uygulanmadan üzerinde istihkak iddia edilen hacizli paranın bu aşamada bankadan istenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda icra mahkemesince, İİK. nun 99. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği gözetilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru değil ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.