Esas No
E. 2012/760
Karar No
K. 2013/378
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

E. 2012/760 K. 2013/378 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/760, K. 2013/378, T. 20.03.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/760
Karar No
2013/378
Karar Tarihi
20.03.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

Hukuk Genel Kurulu         2012/760 E.  ,  2013/378 K.İBRANAME

KISMİ ÖDEMEYE İLİŞKİN İBRANAME TANZİMİ

KISMİ ÖDEME

MENFİ TESPİT DAVASI

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 72

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacılar, davalı şirket tarafından kendileri aleyhine Sakarya 1.İcra Müdürlüğünün 2009/7977 esas sayılı dosyası ile 25.000TL üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereğince ana para, faiz vs. masraflar toplamı olarak 29.800 TL'nin belirlendiğini ve 06/04/2010 tarihinde 3.kişiye ait kredi kartından çekilmek suretiyle ödeme yapıldığını, 08.04.2010 tarihli ibraname aldıklarını, ibraname gereğince borçları kalmadığı halde takibin devam ettiğini, ödemenin dosyaya işlenmediğini ileri sürerek, Sakarya 1.İcra Müdürlüğünün 2009/7977 esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin alacağından dolayı Sakarya 1.İcra Müdürlüğü 2009/7977 Esas sayılı dosyadan icra takibi yaptığını, takip kesinleştikten sonra üçüncü şahıs Adem tarafından icra takibine konu borca mahsuben kredi kartı ile 29.800 TL ödeme yapıldığını, alındı belgesine 29.800 TL tutarı alındığı anlamına gelecek şekilde “kredi kartları ile yapılan ödemelerde bir sorun olmaması halinde alacağımızı almış olacağız” ibaresinin yazıldığını, borçlulardan tüm hak ve alacaklar alınmış olsa idi alındı belgesinde “mahsuben” ifadesinin kullanılmayacağını, alındı belgesi ve ibraname yazılmasının tamamen bilgisayar kayıtlarından kaynaklandığını, belgenin hiçbir yerinde borçlunun ibra edildiğine dair bir ifade bulunmadığını, alınan meblağın icra dosyasından düşülmüş ve feragat edilerek harcının 12.04.2010 tarihinde yatırıldığını, ödeme tutarı düşüldükten sonra kalan bakiyenin 8.440 TL civarında olduğunu savunarak açılan davanın reddine, davacıların %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacıların yaptıkları ödemelerin davalı vekili tarafından dava açılmadan evvel icra dosyasına bildirilip alacağın bu kısmından feragat edildiği, feragat edilen kısım haricinde davacıların davalıya borçlarının devam ettiği, davacı vekilinin dayandığı ibraname başlıklı belgenin 29.800,00 TL tahsilatın dosya borcuna mahsuben yapıldığını açıkça ifade ettiği, davacıların bu tahsilatın icra dosyasından düşümünün yapıldığını bildikleri halde tüm dosyadaki asıl alacaktan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istedikleri, belgenin borcun tamamen sona erdirilmediğini açıkça ortaya koyması ve dava açıldığı tarih itibariyle dahi davacıların borçlarını tamamen ödememiş olması karşısında davanın reddine dair verilen karar; Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde aynen yazılan karar ile bozulmuş; yerel mahkemece önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararını, davacılar vekili temyize getirmektedir.

Açıklanan maddi olgu, iddia ve savunma ile bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıların, davalıya olan borçlarını kısmen ödemelerine karşın borcun tamamı yönünden borçlu olmadıklarının tespitini isteyip isteyemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.

Davalı alacaklı tarafından, borçlu davacılar hakkında kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibinde 27.145,83 TL’nin tahsili istemiş, takip devam ederken dava dışı Adem tarafından borca mahsuben haricen 29.800.TL ödemede bulunulmuş, ödemeye karşılık davacılara 08.04.2010 tarihli “Alındı Belge ve İbraname” başlıklı belge verilmiştir. Daha sonra davalı tarafından 12.04.2010 tarihinde haricen yapılan bu ödemenin takip dosyasına bildirilerek harcının yatırıldığı dosyadan açıkça anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacılar, davalı tarafından ibra edildiklerini iddia etmiş iseler de “İbraname” başlıklı belgenin içeriğinden borcun tamamına yönelik bir ibra olmadığı kısmi ödemeye ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, davalının savunması da bu yöndedir. Aslında Özel Daire ile yerel mahkeme arasında bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Borçlulardan L.. K.., 05.08.2010 tarihli haciz sırasında toplam 38.240,70 TL borçtan bakiye 8.440,70 TL borcun tamamını 15.08.2010 tarihinde ödeyeceğini kabul etmiş, ancak herhangi bir ödemede bulunmadan görülmekte olan davayı açmıştır. Yargılamada alınan bilirkişi raporu ile borçlu davacıların dava tarihi itibariyle halen borçlarının bulunduğu belirlenmiştir. Davacıların halen borçlarının bulunduğu noktasında yerel mahkeme ile özel daire arasında bir uyuşmazlık bulunmadığının anlaşılmasına göre;

Mahkemece davacılar tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak davacıların takip kapsamında ne miktarda borçlarının kaldığı tespit edilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç :

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “ Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.03.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog