(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/2500 E. , 2006/4736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117, 130, 135, 168, 274, 438, 493, 494, 495, 496, 497 ve 578 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davası, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ve dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda;
1.Davacıların davasının REDDİNE,
Dava konusu ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiindeki 117 parselin tespit gibi müdahil ... ... ... varislerinden 3/4'ünün ... ..., 1/4'ünün ... ... ... adlarına tapuya tesciline,
2.Davaya konu ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiindeki 168 parsel hakkında açılan davanın REDDİ ile tespit gibi ... ... ... varislerinden 3/4'ünün ... ..., 1/4'ünün ... ... ... adlarına tapuya tesciline,
3.Davaya konu ... İlçesi ... Köyü Koru Mevkiindeki 130 parsel hakkında açılan davanın REDDİ ile ... ... varisleri olan ... ... adına 1/2'sinin ... ... adına 1/2'sinin tapuya tesciline,
4.Davaya konu 135 parsel hakkında açılan davanın REDDİ ile ... ... varisleri olan ... ... adına 1/2'sinin ... ... adına 1/2'sinin tapuya tesciline,
5.Davaya konu olan ... İlçesi ... Köyü ... ... ... Mevkiinde 274 parsel hakkında açılan davanın REDDİNE, tespit gibi ... ... adına tapuya tesciline,
6.Davaya konu olan ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiinde 438 parsel hakkında açılan davanın REDDİNE, tespit gibi ... ... adına tapuya tesciline,
7.Davaya konu olan ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiindeki 493, 494, 496 ve 497 parseller hakkında açılan davanın REDDİ ile tespit gibi Münire ... varislerinin miras payı 8 pay kabul edilerek 4/8'i ... ..., 3/8'i ... ... (...) 1/8'inin de ... ... adına tapuya tesciline,
8.Davaya konu olan ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiinde 495 parsel hakkında açılan davanın REDDİ ile tespit gibi Münire ... varislerinin payı 8 pay kabul edilerek 4/8'i ... ... 3/8'i ... ... (...), 1/8'inin de ... ... adına tapuya tesciline,
9.Davaya konu olan ... İlçesi ... Köyü ... Mevkiindeki 578 parsel hakkında açılan davanın REDDİNE, tarla vasfı ile ... Köyü tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, tesbite esas olan tapu ve vergi kayıtlarının davaya konu parselleri kapsadığı ve tespit tutanaklarının edinme sebebi sütununda isimleri yazılı şahıslar yararına mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli olmadığı gibi değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ... tarafından kadastro tesbitinden önce Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının başlamış olması ve parseller hakkında tutanak düzenlenmiş bulunması nedeniyle dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinde tesbit tutanaklarıyla dosya birleştirildikten sonra yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve taşınmazın edinme sebebi sütununda isimleri yazılı zilyetler adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların tamamı kadastro tesbitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu edilmiş olmakla beraber bu parsellerin bir bölümüne tesbit sırasında itirazlar yapılmış ve muterizlerin isimleri tutanağın ilgili hanesine yazılmıştır. Tutanağa itiraz eden şahıslar Kadastro Kanunu gereğince doğrudan davacı sıfatını alırlar. Tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine devredilip bu belgeler dava dosyasıyla birleştirilip duruşma açılırken tutağa itiraz eden kişilere de davacı sıfatıyla duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılması ve delillerinin ibrazı için kendilerine imkan verilmesi gerekir. Mahkemece tesbite itiraz eden kişiler davaya dahil edilmeden yargılama yapılıp sonuçlandırılması ve bu kişilerin isimlerinin karar başlığında gösterilip kararın kendilerine tebliğ edilmemesi yasaya açıkça aykırıdır. Ayrıca kadastro tesbiti sırasında dava dilekçesi kapsamında kaldığı kabul edilen 117 numaralı parsele 24.8.1950 tarih ve 106 numaralı tapu kaydı, 130 numaralı parsele 1071 numaralı vergi kaydı, 135 sayılı parsele 1072 numaralı vergi kaydı, 168 numaralı parsele 16.3.1950 tarih 73 numaralı tapu kaydı, 274 numaralı parsele 5.12.956 tarih 7 numaralı tapu kaydıyla 947 numaralı vergi kaydı, 438 numaralı parsele 3.6.1963 tarih 2 numaralı tapu kaydı, 493 ve 494 numaralı parsellere 11.6.1949 tarih 83 numaralı tapu kaydı, 495 numaralı parsele 937 tarhir yıllı 999 tahrir numaralı vergi kaydı 496 ve 497 numaralı parsellere 11.6.1949 tarih 85 numaralı tapu kaydıyla 995 numaralı vergi kaydı, 578 numaralı parsele ise 1073 sayılı vergi kaydı uygulanmıştır. Mahkemece tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, getirtilen tapu ve vergi kayıtları da mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Her iki keşifte de bilgisine başvurulan yerel bilirkişiler yukarda tarih ve numarası yazılı tapu ve vergi kayıtlarındaki yol ve ... hudutlarını bildiklerini ancak kayıtlarda yer ... şahıs tarlalarını bilmediklerini ifade etmişlerdir. Mahkemece bilirkişiler tarafından zeminde gösterilmeyen hudutların belirlenmesi için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmamış, dinlenen tanıklara da kayıtlarda yazılı hudutlar okunup bilgileri alınmamıştır. Yeterli uygulama yapılmadan kayıtların revizyon gördüğü parsele ait olduğunu kabul etmek doğru değildir. Bütün bunlardan ayrı olarak mahkemece davaya konu taşınmazların miktar sütunları açık olduğu halde gerekli ölçüm ve hesaplama yaptırılıp miktarları belirlenmemiş ve hüküm de taşınmazların hangi miktarlarla tescil edildiği hususları belirtilmediği gibi gayrimenkullerin öncesinin ... oğlu ...’e ait olduğu ifade edildiği halde ...’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise davaya konu taşınmazların kimlere isabet ettiği, davacıların dışındaki mirasçılara isabet etmişi ise davacılara ne verildiği, gayri menkul verilmiş ise nereden verildiği ve akibetlerinin ne olduğu, taşınmazlar üzerindeki adına tescil kararı verilenlerin zilyetliğinin asli nitelikte mi yoksa fer’i mi olduğu araştırılmamış, muris ...’in tüm taşınmazlarıyla ilgili tutanaklar getirtilip incelenmemiş, komşu parsel kayıtları celbedilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, bir kısım tanıklar ...’in terekesinin taksim edildiği ve bazı parsellerin davacıya isabet ettiğini ve bu parselleri kullanan kişilerin malik değil kiracı olduklarını bildirdikleri halde mahkemece bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur.
Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tutanağa itiraz etmek suretiyle davacı sıfatını ... tüm şahıslara duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılıp delillerini bildirmelerini istenmeli, davaya konu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle celbedilip dosyaya konulmalı, taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi ... davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, uzman ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında ayrı ayrı icra edilecek keşifler sırasında tarafların dayandığı tapu ve vergi kayıtları, satış senetleri, tutanaklarda yazılı tapu ve vergi kayıtları varsa mer’a tahsis kaydı ve haritaları ... ... okunup bu kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, gerektiğinde tutanakta yazılı tapu ve vergi kayıtlarının ne sebeple buraya ait olduğu hususunda tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip bilgileri alınmalı, satış senetleri okunup kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, mer’a, otlak ve yaylak niteliği taşıyıp taşımadığı, kime ait olduğu, davacının murisi ...’e ait ise ...’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, ...’in terekesi taksim edilmiş ise davacıya ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği ve akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, zilyetliğin asli nitelikte mi yoksa fer’i mi olduğu taşınmazların mer’a veya orman’a el atmak suretiyle elde edilip edilmediği, ... veya mirasçıları tarafından üçüncü şahıslara satış yapılıp yapılmadığı, satış yapılmışsa ne zaman ve hangi şartlarda yapıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ... mühendisi veya mühendisleri kurulundan taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tutanakların malik hanesinin açık olması sebebiyle ... malik araştırılması yapılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının, vergi kayıtlarının, satış senetlerinin, varsa mer’a tahsis kaydı ve haritasının ve tarafların dayandığı tüm belgelerin kapsamı belirtir taşınmazların bu kayıtların kapsamına göre konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; taşınmazların tutanaklarında miktarları yazılı olmadığı halde kararda yine miktarları belirtilmeden hüküm kurulması taşınmazların malikhanelerinin açık olmasına rağmen tesbit gibi tescile karar verilmesi ve daha önce yapılan keşiflerin yetersizliği kabul edilip yeniden keşif yapılmasına karar verildiği halde hiçbir gerekçe gösterilmeden keşif icrasından vazgeçilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğunda kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.