Esas No
E. 2014/16454
Karar No
K. 2014/18103
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2014/16454 E.  ,  2014/18103 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 27/02/2014

NUMARASI : 2013/1545-2014/257

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü ve imzaya itiraz iddiasıyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.

Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler yönünden olup, tüzel kişiler hakkında 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.

İİK.nun 168/4.maddesi gereğince, imzaya itirazın ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren beş gün içerisinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine sunulması zorunludur.

Somut olayda, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen ödeme emri “Muhatap tebliğ saatinde evde olmadığından ve tebliğe haiz kimse bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uygulanarak muhatabın kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırılmıştır. Muhatabın en yakın komşusuna haber verilmiştir. Tebliğ evrakı mahalle muhtarına teslim edilmiştir. Not : komşusu isim ve imzadan imtina etmiştir.” şerhiyle 08.07.2013 tarihinde tebliğ edildiğinden, tebligat memuru tarafından söz konusu adresin kapalı olduğu tespit edildiği, tüzel kişiler adına çıkarılan tebligatta adresin kapalı olması halinde Tebligat Kanunu 12-13 maddeleri gereğince komşudan sorulmasına gerek yok ise de bu hususun zapta geçirilmesi tebligatı geçersiz hale getirmeyeceği, ayrıca tebliğ zaptında “evde kimsenin bulunmaması” şeklindeki ifadenin maddi hataya dayalı olup tebligatı usulsüz hale getirmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu şirkete ödeme emrinin 08.07.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, imzaya itiraz başvurusunun ise İİK'nun 168/4. maddesinde belirtilen yasal beş günlük süreden sonra 09.12.2013 tarihinde yapıldığı görülmektedir. O halde, mahkemece, süre aşımı yönünden imzaya itirazın reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog