(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/20902 E. , 2009/7635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının iş kazası sonucu % 5,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 40 davalı işverenlerin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B. K'nun 47.
Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 6.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 4.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- 6.000,00 TL manevi tazminatın 24.12.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 720,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 720,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3.Davacı tarafından yapılan toplam 498,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 200,00 TL'sının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Alınması gereken 324,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 202,50 TL' nin düşümüyle kalan 121,50 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 202,50 TL nispi harç ile 13,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 215,60 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 60,00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 02.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.