(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/7759 E. , 2009/6723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 872 ada 7 parsel sayılı 13.467,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazı kapsadığı ancak tapu tesisinden itibaren geriye doğru davacı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, olup değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalarda 1774 belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, kaçak ve yitik kişilerden kaldığı gerekçesiyle 2.1.1964 tarih 370 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davalı Hazinenin dayanağı 29.500 metrekare miktarındaki 2.1.1964 tarih 370 sıra sayılı tapu kaydıdır.
Davacı tarafın dayanağı ise 06.05.1966 Tarih ve 14 sıra numaralı 7.975 metrekare miktarındaki tapu kaydıdır. Davacı dayanağı tapu kaydı, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.1965 tarih 1964/120 esas, 1965/188 karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapunun dayanağı olan tescil ilamının krokisi getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamının krokisi getirtilmeli, tescil davasında Hazinenin taraf olduğu anlaşıldığından, ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu nazara alınmalı, Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davacı tapusunun dayanağı tescil ilamının haritası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince belirlenmelidir. Davacı dayanağı tescil ilamında Hazinenin taraf olduğu, tescil ilamının taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağı nazara alınıp, öncelikle tescil krokisi uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulanma niteliğinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “Tapavank yolu” sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırın gayri sabit hudut olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davacı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusunun kapsamında kalan bölüm hakkında ise tescil ilamının kesinleşme tarihi Hazine tapusunun tesis tarihinden sonra olduğundan davacı lehine 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tescile karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.