5. Ceza Dairesi 2021/14927 E. , 2022/15154 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26/06/2019 tarihli ve 2018/2074 Esas, 2019/1605 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet. Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın, katılan ...'a farklı zamanlarda birçok kez faiz karşılığı borç para verdiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; katılanın vergi müfettişine vermiş olduğu ifadesinde sanıktan en son 2009 yılında faiz karşılığında borç para aldığını ve bunun karşılığında 6 adet senet düzenlediğini, kovuşturma aşamasında 26/02/2015 tarihli celsede ise sanıktan en son 2011 yılında borç para aldığını beyan etmesi karşısında, suç tarihinin tespiti açısından, sanık ve katılanın yeniden beyanlarına başvurularak, paranın alındığı son tarih ve miktarın ayrıntılı olarak sorularak, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmek ve katılanın düzenlemiş olduğu senet tarihleri de değerlendirilmek suretiyle suç tarihinin kesin olarak saptanmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın, katılana ilk olarak 2001 yılında faiz karşılığı borç para verdiği iddiasına ilişkin olarak, tefecilik suçunun 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde, YCGK'nın 03/07/1995 tarihli ve 1995/207-236 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir şekilde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması, başka bir anlatımla ödünç para verme işinin meslek haline dönüştürülmesi durumunda oluştuğu, suçun yaptırımının ise 2279 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, 5237 sayılı Yasa ile getirilen yeni düzenlemenin suçun unsurları bakımından sanık aleyhine olması karşısında, 01 Haziran 2005 tarihi öncesi ve sonrasındaki eylemlerin zamanaşımı yönünden de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 241. maddesinde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine karşın sadece hapis cezası tayin olunmak suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.