(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2012 E. , 2009/3909 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/6189 Esas ve aynı yer 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5595 Esas sayılı dosyalarında, .... plakalı aracın mülkiyetinin kendisine, trafik kaydı üzerine konulan 07.10.2008 günlü hacizden önceki 13.08.2008 tarihli noter satışı ile geçtiği iddiası ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı), satışın ödeme emrinin tebliğinden sonra danışıklı olarak yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; “ noter satışın geçerli olduğu,sicile yapılacak kaydın idari işlem niteliğinde bulunduğu, mülkiyetin satışla davacı üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,özellikle istihkak davalarında, satışı resmi şekle bağlı sözleşmelerin de muvazaalı olduğunun ileri sürülme olanağı bulunmakla birlikte; gerçek malikin borçlu ve trafikteki kaydın muvazaaya dayandığını ileri süren alacaklı tarafın iddiasını kanıt yükü altında olmasına ve davalının bu iddiasını kanıtlayacak güçte kesin ve inandırıcı delilleri sunamamasına göre; davalı alacaklının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Uyuşmazlık üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmekle birlikte davalılar aleyhine “asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına” da hükmedilmiştir. Üçüncü kişi yararına tazminata (kötü niyet tazminatına) hükmedilebilmesinin birinci koşulu üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının kabul edilmesi olmakla birlikte diğer koşul da alacaklının ya da borçlunun kötü niyetli olarak istihkak iddiasına itiraz etmesidir. (İİK’nun 97/15. md.)
Somut olayda davalı alacaklı, açılan davada yasal hasım olarak yer almıştır. Kural olarak üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olan alacaklının istihkak iddiasını kabul etmemesi olağan kabul edilmeli ve tek başına kötü niyet olarak nitelendirilmemelidir. Alacaklının araç haczi talebinde bulunduğu 26.09.2008 ve 03.09.2008 tarihlerinde araç kaydının borçlu adına olduğu, haciz talebinin Mersin’de haczin ise Erdemli İlçesi Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü’nde konulduğu dikkate alındığında; haczin satıştan sonra yapılması da tek başına kötü niyet olarak nitelendirilemez.Kötü niyetin varlığı davacı tarafından güçlü ve kesin delillerle kanıtlanamadığı gibi dosya içindeki belge ve bilgilerden de anlaşılamamaktadır.Bu nedenlerle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değil ve bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından hükmün, HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.