12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/22574 E. , 2014/28601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bergama İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/219-2014/92
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu A.. M..’in icra mahkemesine başvurusunda meskeniyet ve çiftçi olması nedeniyle taşınmazlarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını istediği anlaşılmıştır.
İİK. nun 82/1-12 maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Borçlunun, aleyhinde başlatılan takiple ilgili olarak haczedilmezlik şikayetine ilişkin mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin 65.000 TL. olduğu, haline uygun bir evin ise 65.000 TL'den aşağıya alınamayacağı bildirilmiş ise de; asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun haline münasip evi, mutlaka meskeniyet şikayetine konu edilen taşınmazın bulunduğu yerde veya o yere yakın yerlerde edinmesi zorunlu değildir. Bu nedenle borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip semtlerde haline münasip meskeni edinebileceği miktarın belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak borçlunun yukarıda açıklandığı üzere görev ve sıfatı, eğitim durumu dikkate alınmadan bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip evi alabileceği değerin belirlenmesi gerekir. Bu tespitlerden sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, İİK. nun 82/1-4.maddesi uyarınca borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan tarım arazisi haczedilemez. Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması, yani geçimini çiftçilik ile temin etmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönde yöntemine uygun ve yeterli araştırma yapılmadan borçlunun asıl geçim kaynağının çiftçilik olduğu tespit edilmeden şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.