(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1181 E. , 2009/4025 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aydın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazdaki 1/2 payını diğer davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ,davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, tasarrufun borcun vadesinden bir gün önce yapıldığı, davalı ...’in taşınmazı kullanmadığı, davalılar arasındaki kira sözleşmesi ve ödemelere ilişkin belgelerin her zaman düzenlenebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları ise alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Mahkemece, borcun vadesinden bir gün önce tasarruf yapıldığı, borçlunun taşınmazı halen kullanması, tapu iptali ve tescil davası açması bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmemesi gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan inceleme ve toplanan deliller varılan sonuç için yeterli değildir.
Bu kapsamda,
İİK’nın 278/2 bendinde belirtilen edimler arasında aşırı fark bulunup bulunmadığı hususuna yönelik bir araştırma yapılmadan ve bedel farkının varlığı belirlendiği takdirde tasarrufun bağışlama hükmünde sayılacağı nazara alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Davalı borçlu Orhan ile eşi tarafından davacı ... aleyhine açılan Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/151 esas sayılı dosyasında verilecek kararın bu davayı etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
3.Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri belirlenmeden karar verilmiş olması yanında takip miktarı ve taşınmazın tapudaki satış bedelinin 1/2’si dahi dava dilekçesindeki yazılı miktardan daha fazladır. Bu durumda harç ve vekalet ücretinin taşınmazın gerçek değeri belirlendikten sonra hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde yazılı değerin yarısı nazara alınarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.