12. Hukuk Dairesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ve 1.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının TCK’nun 51/1 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, karar verilmiştir. 3. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2020/32676 Esas, 2022/4912 Karar sayılı kararı ile "...Katılan ile kredi talebinde bulunan arasında yapılan rehin sözleşmesi nedeniyle yapılan teslimin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289.maddesinde belirtilen “resmen teslim olunan mal" kapsamında kalmadığı, bu nedenle muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşmayacağı ancak; katılan tarafından başlatılan icra takibi neticesi suça konu aracın sanık tarafından teslim edilmediği ve ele geçirilemediği, böylelikle araç üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunulduğu iddia olunan eylemin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinde düzenlenen alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçunu oluşturabileceği, bu suçla ilgili davaya bakmanın ve delilleri değerlendirmenin aynı Kanun'un 346. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinin görevi kapsamında olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, ..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.05.2022 tarihli kararı ile iddia olunan eylemin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinde düzenlenen alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçunu oluşturabileceği, bu suçla ilgili davaya bakmanın ve delilleri değerlendirmenin aynı Kanun'un 346. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinin görevi kapsamında olduğu gözetilerek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Manisa İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5.Manisa 1. İcra Ceza Mahkemesinin,13.10.2022 tarihli kararı sanık hakkında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK m.223/2-a uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın alacaklı bankaya olan borcunu ödemediği gibi, adına kayıtlı ve alacaklı bankaya rehinli ... plaka sayılı aracı teslim etmemek sureti ile suçun işlendiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın alacaklı banka ... den kredi kullanmak suretiyle satın aldığı ve banka lehine rehinli bulunan ... plaka sayılı aracın kaydına yakalama şerhi konulmasına rağmen, aracın bir türlü yakalanamaması ve sanığın aracı teslim etmemesi iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında “Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi” başlatıldığı, İİK’nın 331/1 maddesinde düzenlenen “Alacaklıyı Zarara Uğratmak Kastıyla Mevcudu Eksiltmek” suçunun oluşması için haciz yoluyla takibe girişilmesi gerektiği hususu açıktır. 2. Sanık hakkında yapılan takibin haciz yolu ile takip olmayıp, "Taşınır Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi" olduğu anlaşımakla, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3.Müşteki vekilinin, sanığın alacaklı bankaya olan borcunu ödemediği gibi, adına kayıtlı ve alacaklı bankaya rehinli ... plaka sayılı aracı teslim etmemek sureti ile suçun işlendiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve eylemin sübut bulmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın