12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/23971 E. , 2014/24748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2012/188-2014/24
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 14/05/2014 tarih, 2014/11863 Esas - 2014/14366 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlu şirket tarafından şirketin müşterek imza ile temsil edildiği, bonolardaki kaşede tek imza bulunduğu ve imzanın da yetkili temsilciye ait olmadığı belirtilerek borca ve imzaya itiraz edildiği görülmüştür. Kocaeli Ticaret Sicili Memurluğundan gönderilen 25.06.2012 tarihli yazıda, takibe dayanak bonoların keşide tarihinde, borçlu şirketin, çift imza ile temsil ve ilzam edileceği anlaşılmaktadır
Takibe dayanak bonolar, çift imza yerine tek imza ile ciro edilmiştir. Borçlu şirketin tek imza ile temsil edilemeyeceği itirazı borca itiraz niteliğinde olup mahkemece, ticaret sicil kayıtlarına göre müşterek temsilin söz konusu olduğu şirkette, tek imzalı senetten şirketin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 169/a-6.maddesinde; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Her ne kadar borçlu şirket, itirazında imzaya da itiraz etmiş ise de; mahkemenin asıl olan kabul gerekçesi müşterek yetkililerin her ikisinin de imzasının bulunmaması olup, bu durum İİK.nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olduğundan aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca alacaklı aleyhine, alacak yerine, takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmetmek gerekir. Öte yandan anılan maddede para cezası verileceğine dair hüküm yer almadığından para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekirken, doğrudan onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.