Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2012/1810
Karar No
K. 2013/1435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

Hukuk Genel Kurulu         2012/1810 E.  ,  2013/1435 K.ÖN SORUN

DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

SÜT SATIM BEDELİNİN TAHSİLİ

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 166

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava, süt bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın reddine dair verdiği karar, davalı G.. A.. vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş; yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiştir. Hükmü davalı G.. A.. vekili, temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (E:2009/574) sayılı dava dosyasının, eldeki dava dosyası ile birleştirilmesinin gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, bir davada ön sorun olarak incelenebilecek olan bir husus, başka bir hukuk mahkemesinde ayrı bir dava konusu yapılmış ve ilk itiraz yolu ile birleştirilmesi istenmemiş veya iki davanın birleştirilmesi mümkün değilse, bu halde iki davaya da ayrı ayrı mahkemelerde bakılır. Fakat, bu davalardan biri hakkında hüküm verilmesi, diğer davanın sonucuna bağlı ise, mahkemenin, o davanın sonuçlanmasını beklemesi (yani o davanın sonuçlanmasını kendi baktığı dava için bekletici sorun yapması) gerekir (Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:III, İstanbul 2001, s.3209 vd.). Somut olaya gelince:

Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (E:2009/574) dosyasında; davacılar Doğan ve Ş..Süt Ürünleri Ltd. Şti. tarafından 18.09.2009 havale tarihli dava dilekçesiyle, davalı G.. A.. aleyhine tapu iptali ve tescili davası açıldığı, dava konusunun dosyaya fotokopisi sunulan inanç sözleşmesinde davalı G.. A..'ün sözleşmenin eki listede belirtilen borçların ödenmesi, buna karşılık davalıya bedelsiz olarak taşınmazların devrinin taahhüt edildiği, sözleşme gereğinin davacılar tarafından yerine getirilmesine karşın, davalının edimini yerine getirmediği belirtilerek, inanç sözleşmesi gereğince mülkiyeti davalıya intikal ettirilen 6 adet taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkin olduğu; yapılan yargılama sırasında dosyaya sunulan ve fotokopi olduğu belirtilen inanç sözleşmesindeki imzanın davalı G.. A..'e ait olup olmadığı konusunda yaptırılan kriminal bilirkişi incelemesi sonucunda, anılan fotokopi niteliğindeki inanç sözleşmesindeki imzanın davalı G.. A..'ün eli ürünü olmadığına ilişkin rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davalı G.. A.. vekili, direnmeyi temyizinden sonra sunduğu dilekçesinin ekinde uyuşmazlığa konu Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.10.2012 tarih ve E:2009/574, K:2012/495 sayılı ilamının bir örneğini (fotokopisini) dosyaya sunmuş, anılan ilam içeriğine göre, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescili davasının reddine karar verilmiştir.

Görüldüğü üzere, Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (12.10.2012 tarih ve E:2009/574, K:2012/495) dosyasında verilecek karar, eldeki davanın davalıları arasında inanç sözleşmesinin var olup olmadığı hususunun görülmekte olan davanın sonucuna doğrudan etkili olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde, yukarıda vurgulandığı üzere, iki ayrı mahkemede açılan davalardan biri hakkında hüküm verilmesi, diğer davanın sonucuna bağlı ise, mahkemenin, o davanın sonuçlanmasını beklemesi (yani o davanın sonuçlanmasını kendi baktığı dava için bekletici sorun yapması) gerekeceğinden, görülmekte olan dava bakımından, Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (12.10.2012 tarih ve E:2009/574, K:2012/495) dosyasında verilen kararın sonucunun bekletici mesele (sorun) yapılıp, varılacak uygun sonuç uyarınca uyuşmazlıkla ilgili bir karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, açıklanan tüm bu hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç itibariyle, direnme kararının, yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle bozulması gerekir.

SONUÇ: Davalı G.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanunun 440.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog