(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/4101
- Karar No
- 2007/4232
- Karar Tarihi
- 11.12.2007
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/4101 E. , 2007/4232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.5.2007 gün ve 2006/497 - 2007/173 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 11.12.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile davacı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili Av. ...'ın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalılar ... ve ...’un müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında icra takibi yaptıklarını ve borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendilerine ait taşınmazları davalılardan ...’a sattıklarını öne sürerek satışa ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ..., davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, aciz vesikasının bulunmadığını ve kendisinin iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve taşınmazların satışına ilişkin tasarrufun davacının alacağının tahsiline yeter miktarda iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,
İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar elinde geçici ya da kesin aciz vesikası bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşullarından olup re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda tasarrufta bulunan borçlu davalılar İskender ve ... hakkında alınmış kesin aciz belgesi olmadığı gibi geçici aciz belgesi niteliğinde bir haciz tutanağı da bulunmamaktadır. Dosyada bulunan 2.12.2005 tarihli haciz tutanağında haczin ... Dış Ticaret Şirketi hakkında yapıldığı görülmüş, diğer borçlu davalılarla ilgili haciz işleminin yapıldığına dair herhangi bir kayda yer verilmemiştir. Bu durumda mahkemece dava koşulunun oluşmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.