(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/4952 E. , 2006/8125 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili davalıya ait sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını belirterek hasar ve araç mahrumiyeti tazminatı olarak toplam 9.558.777.913.TL'sı ile çekici, resim ekspertiz gideri olarak 300 YTL'sı olmak üzere toplam 10.000.00 YTL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini müvekkilinin aracında meydana gelen 2.000.YTL'sı hasar bedelinin kusur durumuna göre davacının talep ettiği miktardan mahsubunu talep etmiştir.
İhbar olunan sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 1.531.66 YTL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve davalının zararı yönünden alınan tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.9.5.2005 tarihli bilirkişi raporuyla tesbit edilen tazminat miktarının davalının kusuru oranına göre hesaplanarak belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
3.Tek taraflı yaptırılan ve davalıya tebliğ edilmeyen delil tesbit raporuna karşı yargılama sırasında davalı tarafından itiraz edilmekle mahkemece davalının itirazları da gözönüne alınarak davacının zararı yönünden uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.