Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilenin aksine kapalı bariyerlerin birden açılması ile gerçekleşmemiş, aksine dava dışı araç sürücüsü, devamlı açık bulunan bariyere, trafik kurallarına gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, ara sokağa kontrolsüz ve hızlı bir şekilde giriş yapması nedeniyle gerçekleştiğini, trafik kurallarına gerekli dikkat ve özeni gösteren bir sürücünün açık bir şekilde üzerinde ışık yanan ve yanında uyarı yazısı bulunan bu bariyerleri görmemesinin mümkün olmadığını, kaldı ki söz konusu kaza gününe kadar olay yerinde başkaca herhangi bir kazanın gerçekleşmediğini, icra takibine konu alacağın haksız eyleme dayalı olduğunu, likit olmadığını, likit olmayan alacak yönünden davacı yanın icra inkar tazminatı isteyebilmesinin mümkün olmadığını, aksine, sigorta şirketi olan davacının böyle bir kazada herhangi bir kusur raporu olmadan karşı yanı %100 kusurlu olduğunu iddia ederek, sigortalıya ödemiş olduğu tazminat miktarının tamamı üzerinde icra takibi başlatmış olmasının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle, davacı yan aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.