Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
13.04.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise; "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan faktoring programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır" şeklinde düzenleme getirilmiş olup buna göre faktoring şirketlerinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadıkları kambiyo senetlerinde yetkili hamil olamayacakları anlaşılmaktadır.Yine faktoring şirketlerinin müşterilerinden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belge ile ilişkili olmayan kambiyo senedi alabilecekleri de Yönetmeliğin 8/3. maddesinde hükme bağlanmış ancak bu nitelikteki senetlerin tahsil edilebilmesi için bir takım koşulların mevcudiyeti aranmıştır. Somut olayda takibe konu edilen bononun keşidesinin davacı olduğu, 30/04/2018 tanzim tarihli 19/03/2019 vadeli 500.000,00 TL tutarındaki senedin alacaklısının faktoring şirketi olduğu, faktoring şirketinin müşterisinden teminat niteliğinde kıymetli evrak alabileceği düzenlenmiş ise de sözleşmede bonoya açıkça atıf olmadığı gibi alacaklının da bu yönde bir kabul beyanı yoktur. Bu durumda, alacaklı faktoring şirketi, takip dayanağı bononun teminat olarak alınmadığını ileri sürdüğüne göre, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu 6361 sayılı Kanuna uygun temlik alınmış faturalı alacağa karşılık tevdi alınmış bir kambiyo evrakı olmadığı, sözleşme kapsamında davacı şirketten temlik alınan faturalı alacağa karşılık yine davacı şirketten ciro yoluyla tevdi alınan, keşidecisi (davacı şirketin borçlusu) dava dışı ... Tur.Tic.Ltd.Şti olan iki adet çek bulunduğu, takip dayanağı bononun factoring şirketinin doğrudan müşterisinden aldığı bono olduğu, bu nedenle 6361 sayılı Kanunla doğrudan müşteriden alınan bononun tahsili yasaklanmış olmakla, takip dayanağı bononun olsa olsa teminat amaçlı alınmış bono olabileceği, factoring sözleşmesi kapsamında tevdi/temlik alınan iki adet çekin davalı şirketçe zayi edilmesi nedeniyle İstanbul 19 ATM'de dava açıldığı ve bu iki çekin iptaline karar verilmiş olduğu, ancak davacı şirketten temlik alınan faturalı alacakla ilgili davalı şirketin dava dışı borçludan alacak hakkının devam etmekte olduğu, çeklerin kaybedilmesi nedeniyle davalının kambiyo evrakına dayalı takip hakkını yitirmesinin temlik alınan fatura alacağının tahsilinin tüm yasal imkanlar kullanılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını ve bu nedenle davacı müşterisinden aldığı teminat niteliğinde bonoyu takip konusu yapma hakkını elde ettiğini göstermeyeceği, zira kredi kuruluşu olmayan faktoring şirketlerinin yukarıda yer verilen özel hükümler karşısında bu türden bir kambiyo senedinin tahsilini, izah edilen şartların oluşması hali müstesna olmak üzere talep edemeyecekleri, faktoring sözleşmesi kapsamında davacı müşteriden temlik alınan alacakların tahsil edilemeyip sorunlu hale geldiği açık olmadığı gibi, teminat mahiyetindeki kambiyo senedinin tahsil şartlarının oluştuğunun, bu hususta ispat yükü kendine düşen davalı factoring şirketince kanıtlanamadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne, davacıların takip dayanağı bononun takip konusu edilen kısmı nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödenen kısmın istirdadına karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde yer alan kötüniyet tazminatı talebinin ise, takip dayanağı bono davacılarca keşide edilerek lehdar sıfatıyla davalıya verildiği ve imza inkarı bulunmadığı gibi, davalı şirketçe kötüniyetle takip konusu edildiği ispatlanamadığından, yasal koşulları oluşmamakla bu talebin reddine""Taraflar arasında akdedilen factoring sözleşmesi kapsamında ve 6361 sayılı Kanuna uygun temlik alınmış faturalı alacağa karşılık tevdi alınmış bir kambiyo evrakı olmadığı, sözleşme kapsamında davacı şirketten temlik alınan faturalı alacağa karşılık yine davacı şirketten ciro yoluyla tevdi alınan, keşidecisi (davacı şirketin borçlusu) dava dışı ... Tur.Tic.Ltd.Şti olan iki adet çek bulunduğu, takip dayanağı bononun factoring şirketinin doğrudan müşterisinden aldığı bono olduğu, bu nedenle 6361 sayılı Kanunla doğrudan müşteriden alınan bononun tahsili yasaklanmış olmakla, takip dayanağı bononun olsa olsa teminat amaçlı alınmış bono olabileceği, factoring sözleşmesi kapsamında tevdi/temlik alınan iki adet çekin davalı şirketçe zayi edilmesi nedeniyle İstanbul 19 ATM'de dava açıldığı ve bu iki çekin iptaline karar verilmiş olduğu, ancak davacı şirketten temlik alınan faturalı alacakla ilgili davalı şirketin dava dışı borçludan alacak hakkının devam etmekte olduğu, çeklerin kaybedilmesi nedeniyle davalının kambiyo evrakına dayalı takip hakkını yitirmesinin temlik alınan fatura alacağının tahsilinin tüm yasal imkanlar kullanılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını ve bu nedenle davacı müşterisinden aldığı teminat niteliğinde bonoyu takip konusu yapma hakkını elde ettiğini göstermeyeceği, zira kredi kuruluşu olmayan faktoring şirketlerinin yukarıda yer verilen özel hükümler karşısında bu türden bir kambiyo senedinin tahsilini, izah edilen şartların oluşması hali müstesna olmak üzere talep edemeyecekleri, faktoring sözleşmesi kapsamında davacı müşteriden temlik alınan alacakların tahsil edilemeyip sorunlu hale geldiği açık olmadığı gibi, teminat mahiyetindeki kambiyo senedinin tahsil şartlarının oluştuğunun, bu hususta ispat yükü kendine düşen davalı factoring şirketince kanıtlanamadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne, davacıların takip dayanağı bononun takip konusu edilen kısmı nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödenen kısmın istirdadına karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde yer alan kötüniyet tazminatı talebinin ise, takip dayanağı bono davacılarca keşide edilerek lehdar sıfatıyla davalıya verildiği ve imza inkarı bulunmadığı gibi, davalı şirketçe kötüniyetle takip konusu edildiği ispatlanamadığından, yasal koşulları oluşmamakla bu talebin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Taraflarınca ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... aleyhine 19.03.2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli senedin 62.828,00 TL 'lik kısmının icra takibine konu edildiğini, davacılar tarafından takibe konu senede ilişkin borçlarının olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davası açıldığını, müvekkili şirketin takip konusu senede ilişkin alacağının usul ve yasaya uygun bir şekilde davacı ... Tic. Ltd. Şti'nden Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu ve fatura tavsik edilerek devralındığını, kıymetli evrakın illeten mücerret olduğunu, -Davacının dava konusu borcu açıkça kabul ettiğini, davacı tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya borcuna tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile düzenlenen protokolün imza altına alındığını, davacının tacir olduğunu, borçlu olmadığının tespitini talep ettiği borç için protokolü imza altına almasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu protokolü iki ayrı taksit şekilde düzenlenmiş olup ilk taksit olan 16.100,00 TL davacı tarafından ödendiğini, haricen tahsil edilen tutarın icra müdürlüğü dosyasına bildirildiğini, bir kimsenin borcunu olmadığını iddia ettiği dosya borcunu ödemesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yalnızca bu hususun bile davacı iddialarının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, -Davacı tarafın dilekçesinde ikrar ettiği gibi 53.778,74 TL ödeme aldığını, bu hususun Faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu ve ödeme talimatında da sabit olduğunu, -HMK'nun 26. maddesi gereğince hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup bu taleplerden fazlasına veya başka bir hususa karar veremeyeceğini, sadece talep sonuçlarından azına hükmedebileceğini, davacı tarafca yapılan ödemlere ilişkin herhangi bir istirdat talebi de bulunmadığını, bir talep olmamasına rağmen resen hüküm kurulduğunu, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına, davacının haksız ve kötü niyetli olarak ikame ettiği iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu 7035 sayılı Kanun HMK md.353/1 K6361 md.9/2 K6100 md.1 İİK md.72 HMK md.355 K6361 md.26 K6361 md.9 İİK md.72/7 K492 md.31 K6100 md.361/1 HMK md.26 K29257 md.8/1 K2004 md.72 K6100 md.355 HMK md.361/1