6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/08/2021 tarihinde ... sevk idaresindeki ...'e ait ... plakalı aracın müvekkil ...'a ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... İli ... İlçesi ...'nda karşı taraf sürücüsü ... trafikte seyir halinde olan müvekkili ...'a ait ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebep olduğunu, söz konusu olayda, öndeki müvekkil aracı ile arasında yeterli takip mesafesini bırakmayan davalı araç sürücüsünün, müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, yasada araca arkadan çarpma fiili asli kusur halleri arasında sayıldığını, sigortalı araç sürücüsünün bu maddeyi ihlal ederek müvekkili aracında maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu olayın 19/08/2021 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile de kayıt altına alınmış olduğunu, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli olan ... poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davalılardan ...'in kaza tarihindeki aracın ruhsat sahibi olduğunu, davalılardan ...'in ise kaza tarihinde araç sürücüsü olduğunu, araç ruhsat sahibi ve araç sürücüsü olan davalıların her ikisinin de müvekkili aracında meydana gelen zarar ve ziyanın tamamından sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davalılar açısından “zarar ve sigorta”, “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi” arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, ... Sigorta A.Ş sigorta şirketi de İzmir’de şube şeklinde örgütlendiğini, ... Sigorta Katılım A.Ş. İzmir'de, ... Bulvarı No:... ... İş Merkezi K:... D:... .../İzmir adresinde ... Sigorta A.Ş. ... Şube Müdürlüğü Şubesi olarak örgütlenmiştir. Bu sebeple açılan davada İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulünün gerektiğini, İstifade zararı olarak günlük 79 Euro bedel belirlendiğini, aracın tamir süresinin 4 gün olduğunu, bu sebeple 316 Euro istifade zararından da kazaya sebebiyet veren araç ruhsat sahibinin ve araç sürücüsünün sorumlu olduğunu, kaza tarihi itibari ile sigorta teminat limiti 43.000 TL olup, sigortanın sorumluluğu iş bu bedelin temerrüd tarihindeki kur karşılığı tutarında zarardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin başvurudan itibaren 8 iş günü içinde bir ödeme yapmadığını, ancak 05/04/2022 tarih ve ... Evrak Kayıt Numaralı Yazısı ile taraflarına tazminat ödemesi yapılamayacağı cevabı verildiğini, bu sebeple davalı sigorta şirketinin 05.04.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, yine müvekkilinin daimi ikametgâhı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için, yabancı para EURO üzerinden harcama yapacağının da kabulünün gerekeceği, müvekkile ait ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla alınması zorunlu ekspertiz raporunun tanzimi için müvekkili tarafından 1.333,51-Euro ekspertiz raporu ücreti ve bu raporun tercümesi için 541,45- Euro tercüme ücreti ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, 5.609,67 Euro hasar bedeli ile 500,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 6.109,67 Euro maddi tazminatın ... ve ... tarafından davalılar bakımından kaza tarihi olan 19/08/2021, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 05/04/2022 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin bilirkişi ekspertiz ücreti olarak ödediği 1.333,51 Euro, ekspertiz raporu tercümesi için tercümana ödenen 541,45 Euro olmak üzere toplam 1.874,96 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın tamir süresinin 4 gün olduğunu, günlük istifade zararının ise 79-Euro olduğunu, bu sebeple 316 Euro istifade zararının ise sadece ... ve ...'ten tahsiline, kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin sigorta şirketinin yerleşim adresinin Şişli/İstanbul olması nedeni ile sayın mahkeme de açılmış bulunan dava dosyasına yetki itirazında bulunduklarını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Sigortacılık Kanunu’nun 22/17 maddesinde ise “eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir.” şeklinde ifade edildiğini, ekli anlaşmalı tutanağın tetkikinde, 19.08.2021 tarihinde, Samsun/... ... Mahallesi ... Bulvarı üzerinde seyreden sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile; aynı yönde önünde trafik yoğunluğundan dolayı duraklayan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu vaki kazanın meydana geldiğini, yapılan inceleme neticesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in KTK - 56/1-c (yakın takip) kuralını ihlal ettiğini ve aynı kanunun 84/d (arkadan çarpma) maddesi gereği asli-tam kusurlu olduğunu, müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, müvekkili sigorta şirketi uhdesinde düzenlenen poliçenin limitli poliçe olduğunu, poliçede yazılı tüm limitlerin ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, sayın mahkemede açılmış bulunan davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber dava konu edilen olay nedeni ile istenilecek faiz türünün yasal olup, dava tarihinden itibaren istenilmesinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber, KDV alacağının devlet alacağı olup şahıs veya tüzel kişilere ait bir alacak olmadığını, yetkiye dair itirazlarının kabulüne karar verilmesi ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve mesnedsiz olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İhbar olunan sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhlerine hüküm kurulmasına imkan olmadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 19.03.2021- 19.03.2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... no.lu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ... plakalı aracın kasko İMM sigortacısı olup İMM teminatı, trafik sigorta limitinin aşıldığı durumda devreye gireceğinden, öncelikle trafik poliçe limitinin tükenip tükenmediği hususunun ispatlanmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuru konusu tazminat hesabının trafik sigortası genel şartları dikkate alınarak yapılması gerektiğini, başvuru konusu aracın 2018 model ... marka olup, aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının aracın rayiç ve sovtaj değeri esas alınmak suretiyle de değerlendirilmesi gerektiğini, dosya kapsamınızda yapılacak tazminat hesabında aracın onarımının ekonomik olup olmadığının da değerlendirilmesini, müvekkili şirketin hasar bedelinin KDV’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, araçta değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğinden müvekkili şirketçe başvuran tarafa ödeme yapılmadığını değer kaybı için yapılacak olan hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafın araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin, Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 gereği ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereği trafik sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihadının, davacının, aracının kasko poliçesindeki ikame araç teminatından yararlanıp yararlanmadığının tespitinin gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle çalışamadığı süreye ilişkin mahrum kaldığı kazanç kaybını talep etmişse de davacının taleplerinin ispatının gerektiğini, davacının aracının kasko poliçesindeki ikame araç teminatından yararlanıp yararlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceğini, somut davanın müvekkili şirkete ihbarında hukuki yarar bulunmadığı gibi, davalı tarafın dava sonucunda sorumluluğuna hükmedilse dahi iş bu poliçe nedeniyle müvekkili şirkete rücuen tazmin talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, ihbar olunan olarak aleyhimizde hüküm kurulamayacağını, ihbar üzerine beyan etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap