ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı banka ile dava dışı .... arasında 30.10.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda davalıya kredi kullandırıldığını, çek hesabı açılıp çek karnesi verildiğini, davalının da anılan kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredilerin geri ödenmesi sırasında yaşanan gecikmeler sebebiyle hesabın kat edilip borçlu şirkete ve davalıya ihtarname gönderildiğini ancak borcun verilen kesin süre içinde de ödenmediğini, akabinde davalı aleyhine ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takibe girişildiğini ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının yetki itirazının sözleşmede Samsun icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olacağına dair yetki kaydı bulunması ve faiz oranına yönelik itirazının da faiz oranlarının sözleşme ile kararlaştırılmış olması sebebiyle yersiz olduğunu, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyanla, itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup, incelenmesinden: Takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalı aleyhine, 42.695,59-TL asıl alacak, 98.063,61-TL işlemiş faiz, 4.903,18-TL faizin BSMV'si, 3.200-TL banka çek sorumluluk tutarı ve 1.838,55-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 150.700,93-TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takibe girişildiği, davalının süresinde ileri sürdüğü itirazları üzerine takibin durduğu ve işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Bilirkişi raporu ile ek rapor taraflara usulünce tebliğ edilmiştir. Davalının, takip dosyasına ibraz ettiği 28.12.2020 tarihli dilekçesi ile, borcu kabul edip itirazdan vazgeçtiğini bildirdiği ve takibin kesinleştirilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davalı, davacı banka tarafından aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş, bunun üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır. Ancak, davalı davanın devamı sırasında takip dosyasına ibraz ettiği dilekçesi ile borcu kabul edip itirazdan vazgeçtiğini bildirmiş ve takibin kesinleştirilmesini istemiştir. Yani, takibe itirazından vazgeçmekle davalı, davayı konusuz bırakmıştır. Buna göre, konusu kalmayan dava hakkında esas yönden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmalıdır. Borcun kabul edilip itirazdan vazgeçilmesi ve takibin kesinleştirilmesinin talep edilmesi, itirazın haksızlığının kabulü niteliğindedir (Bkz: Yargıtay 19. HD.nin 23.06.2011 tarih ve 6749/8424 sayılı kararı). Buna göre, İİK.nun 67/2.maddesi gereği takip konusu alacak toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davacı yararına dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gereklidir (Bkz: Yargıtay 19.HD.nin 31.05.2018 tarih ve 18191/3118 sayılı kararı). Bu sebeplerle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmiş, yargılama giderlerinin tamamı davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücreti ile birlikte davalıya tahmil edilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın