Sanık ile babası olan maktul ve diğer aile fertlerinin birlikte yaşadıkları, maktulün tüm aile fertlerine karşı uzun süreden beri, dövme, hakaret etme,tehdit etme eylemlerinde bulunduğu, tanıkların aşamalarda istikrarlı olarak bu eylemleri anlattıkları, maktulün çocuklarını çalışıp para getirmeleri için çalışmaya gönderdiği, para getirmedikleri durumda kendilerini dövdüğü, sanığın da babasının kendisine ve ailesine karşı takındığı tutum nedeniyle maktulü öldürmeye karar vererek olaydan önce suçta kullandığı av tüfeğini temin ettiği ve bir inşaata sakladığı, olay gecesi misafirliğe giden maktul ile eşinin ne zaman döneceğini öğrenmek için üç kez annesi olan tanık Emine'yi telefonla aradığı, maktulün yanında karısı Emine ile misafirlikten dönerken, sanığın daha önceden temin edip inşaatta sakladığı tüfeği alarak maktulün geçeceği yol üzerinde pusu kurarak beklediği ve maktulün arkasından yaklaşıp 4 el ateş ederek öldürdüğü olayda; maktulden sanığa ve aile fertlerine yönelen, zamana yayılan ve süreklilik arzeden haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, haksız tahrik uygulamasını düzenleyen TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine alt sınırdan ceza tayin edilerek sanığa fazla ceza verilmesi, Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.