A) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.06.2011 gün ve 2011/1-44/122 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, aynı öldürme olayının failleri olarak yargılanan ve yakın akraba olan sanıklardan Ali'nin kollukta müdafii huzurunda verdiği 04.05.2008 tarihli ifadesinde olaydan bir gün önce Tarsus'dan ayrıldığını, ayrılmadan önce sanıklar Abdullah, Mahmut ve A.. İ..'nin mahallede bulunduklarına yönelik beyanlarına karşın sanıklar Abdullah, Mahmut ve Akif'in aşamalarda belirtilen tarihler itibari ile Tarsus dışında bulunduklarına dair savunmaları, yine aynı ifadede sanık Ali'nin, kız kardeşinin kendisini arayarak sanık Necat'ın, Abidin'i öldürdüğünü söylediğine ilişkin beyanları, ayrıca sanık Mehmet (Ömer oğlu) ve yaşı küçük sanık Resul'un aşamalarda sanık Mevlüt'ün maktulleri öldürme konusunda kendilerine talimat verdiği yönündeki beyanları ile sanıklar müdafiilerinin sanıkların beyanları doğrultusundaki savunmaları karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine sanıklar Ali, Veysi, Mehmet ( Mehmet oğlu ), Abdullah, Akif ve Mahmut'un aynı yine sanıklar Mevlüt, Mehmet ( Ömer oğlu ) ve Resul'un aynı müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
29.11.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 122 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, aynı öldürme olayının failleri olarak yargılanan ve yakın akraba olan sanıklardan Ali'nin kollukta müdafii huzurunda verdiği 04.05.2008 tarihli ifadesinde olaydan bir gün önce Tarsus'dan ayrıldığını, ayrılmadan önce sanıklar Abdullah, Mahmut ve A.. İ..'nin mahallede bulunduklarına yönelik beyanlarına karşın sanıklar Abdullah, Mahmut ve Akif'in aşamalarda belirtilen tarihler itibari ile Tarsus dışında bulunduklarına dair savunmaları, yine aynı ifadede sanık Ali'nin, kız kardeşinin kendisini arayarak sanık Necat'ın, Abidin'i öldürdüğünü söylediğine ilişkin beyanları, ayrıca sanık Mehmet (Ömer oğlu) ve yaşı küçük sanık Resul'un aşamalarda sanık Mevlüt'ün maktulleri öldürme konusunda kendilerine talimat verdiği yönündeki beyanları ile sanıklar müdafiilerinin sanıkların beyanları doğrultusundaki savunmaları karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine sanıklar Ali, Veysi, Mehmet ( Mehmet oğlu ), Abdullah, Akif ve Mahmut'un aynı yine sanıklar Mevlüt, Mehmet ( Ömer oğlu ) ve Resul'un aynı müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 5271 sayılı CMK.nun 62. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5395 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K122 md.152 TCK md.82/1 K5237 md.38 K6136 md.321 K5271 md.238 K5271 md.226 K5271 md.62 K5395 md.35/1 K13881 md.32