(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/1571
- Karar No
- 2008/4561
- Karar Tarihi
- 29.04.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/1571 E. , 2008/4561 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, müvekkili davalının yanında çalışırken davalının zoru ile işten atılma korkusu ile bono imzaladığını, bonoda malen kaydının bulunduğunu, taraflar arasında akaryakıt alım-satımı ile ilgili akdi ilişkinin mal tesliminin bulunmadığını ileri sürmüş ve senet ile takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yapıldığı yerin ve müvekkilinin ikametgahının Edirne olduğunu, Edirne Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, esas yönden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece İİK.nun 72/son maddesi gereğince menfi tespit davasının icra takibinin yapıldığı yer veya davalının ikametgahı mahkemesince açılabileceği,davalı vekilinin cevap dilekçesine eklediği ikametgah belgesinden davalının Edirne’de oturduğu, takibin de Edirne’de yapıldığı gerekçeleri ile yetki ilk itirazının kabulüne, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Dava konusu senedin işçi-işveren ilişkisi nedeniyle verildiği iddia edilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde İş Hukuku hükümlerinin uygulanması gerektiğinden görevli mahkeme iş mahkemesidir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmelidir. Görev ve yetki hususunun bir arada bulunması halinde öncelikle görev yönü incelenmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.