9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı 2014 model ... ... marka araç 05/03/2022 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde normal hızda, kendi şeridinde ve kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken, maliki ... ve sürücüsü ... olan ... Plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpmış olduğunu ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş olduğunu, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulmuş olup tutulan bu tutanakta karşı yan sürücüsü kazanın yukarıda belirtildiği gibi gerçekleştiğini beyan ve imza etmiş olduğunu, kaza sonrası Tramer Komisyonu'nun oy birliğiyle karşı yana ait aracın tam kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğu sonucuna varmış olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunun fatura ile sabit olduğunu, müvekkilinin aracında KDV dahil 3.182,42-TL maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin aracının 2014 Model ve temiz kullanılmış bir araç olduğunu, özenle kullanılmış böyle bir araçta kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunun sabit olup, aracın satışı halinde, bu hasar alıcı tarafından rahatlıkla öğrenilebileceğinden, müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağının tartışmasız olduğunu, karşı tarafın aracının ... Sigorta A.Ş. tarafından ... nolu poliçe ile sigortalanmış olduğunu, ... Sigorta A.Ş.’ye 09/04/2022 tarihinde değer kaybı talebi için PTT-KEP üzerinden başvuruda bulunulmuş olup, başvurularının aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini, başvurularına istinaden sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulmuş olup taraflarca bu süreçte görüşmeler telekonferans yoluyla yapılmış olduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı 17/07/2020 tarihli ilamı ile 2918 sayılı kanun 90.maddesinde yer alan "genel şartlarda..." ifadesinin anayasaya aykırılık teşkil etmesi sebebi ile iptaline karar vermiş olup, tazminat hesaplarında Türk Borçlar Kanunu haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini belirtmiş olduğunu, yani tazminat hesabının, Sigorta Genel Şartlarındaki ‘değer kaybına’ ilişkin hesaplama yöntemleri ve formüllerine göre değil, Türk Borçlar Kanunu Haksız Fiillere ilişkin hesaplama yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, değer kaybı hesabına yönelik tek kriterin kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olduğunun izahtan vareste olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle alacaklarını belirli hale getirebilmek için usul ekonomisi gereğince tensiple beraber dosyanın bilirkişiye tevdini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50-TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap