3. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/403 Esas, 2018/307 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan karar verilmesine yer olmadığına, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının c bendi ve 39 uncu maddesinin birinci maddesi delaletiyle 309 uncu maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının c bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/2397 Esas, 2019/610 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafileri, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekillerinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Sanığın sıkı yönetim direktifli emrini diğer birliklere gönderdiğine, 3.Müşterek fail olduğuna, 4.Eyleminin hata kapsamında değerlendirilemeyeceğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ... ili 9. Kolordu Komutanlığı Bölge Bando Komutanlığında Bölge Bando Komutanı olarak görev yaptığı, 15.07.2016 tarihinde saat 09:00'dan başlayarak 16.07.2016 tarihi saat 09:00'a kadar 9. Kolordu Komutanlığı Nöbetçi Amiri olarak görev yaptığı, darbe girişiminin başlamasının ardından sözde sıkıyönetim komutanları tarafından hazırlanan "Sıkıyönetim Direktifi" konulu yazının ilk olarak 15.07.2016 tarihinde saat 22:44'te EYS sistemi üzerinden ... 9 Kolordu Komutanlığı'na ulaştığı, 9. Kolordu Komutanlığı nöbetçi amiri olan sanığın bu sıkıyönetim direktifini 22:54'te 9. Kolordu Komutanlığına bağlı bulunan 33 farklı birliğe yine EYS sistemi üzerinden havale ettiği, sıkıyönetim Direktifi'nin ikinci kez saat 23:05'te EYS sistemi üzerinden 9. Kolordu Komutanlığına geldiği, bu evrakın saat 00:03 te sanık tarafından bağlı olunan ast birimlere EYS sistemi üzerinden gönderildiği, yine aynı sıkıyönetim direktifinin üçüncü kez saat 23:08'de EYS sistemi üzerinden 9. Kolordu komutanlığına geldiği, bu evrakında saat 00:00'da bağlı bulunan ast birilmlere nöbetçi amir olan sanık tarafından EYS sistemi üzerinden gönderildiği, sıkıyönetim direktifi'nin hangi birliğe kaçkez gönderildiği hususunda yapılan yazışmalar neticesinde gelen cevabi yazılardan, söz konusu belgenin 15.07.2016 tarihinde saat 22:54'te, 16.07.2016 tarihinde ise saat 00:00'da ve 00:03'te bazı birliklere 2 kez bazı birliklere ise 3 kez gönderildiğinin anlaşıldığı, ... İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce 9. Kolordu Komutanlığı Nöbetçi Amir odasının bulunduğu koridora ait güvenlik kameras kayıtlarına ilişkin düzenlenen 02.06.2017 tarihli görüntü inceleme tutanağından, sanığın 16.07.2016 tarihinde saat 00:00'da nöbetçi amir odasına girdiği ve yaklaşık 29 saniye burada kaldıktan sonra odadan çıktığı, kısa bir süre sonra saat 00:02'de yeniden nöbetçi amir odasına girdiği ve 00:09'da odadan çıktığı anlaşılmıştır. Sanığın EYS sistemi üzerinden gelen sözde sıkıyönetim bildirisini ilk olarak açıp okumadan göndermesi askerliğin genel ilkelerine uygun olduğu, emrin hızlı bir şekilde gönderilmesi amacıyla tam olarak değerlendirmesinin sanık tarafından yapılamayacağı kanaatiyle bu durumun sanık açısından suça ilişkin eylem olarak değerlendirilmemiş ancak artık yapılan eylemlerin bir darbe girişimi olduğunun netleştiği, Başbakanın saat 23:20 sularında NTV televizyonuna bağlanarak "ordu içindeki bir grubun kalkışma eylemidir" diyerek beyanda bulunduğu, emrin mahiyetinin birlik içerisinde bilinerek emir hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, komutanın emir ve talimatı yokken, tekrar hiç gereği yokken, sanki sıkı yönetim emrinin geçerli bir emir olduğu, emrin uygulanması yönünde kolordunun ısrarının olduğu izlenimini verecek şekilde tekrar 2 kez 00:00 suları gönderilmesi eylemi artık hata sınırlarını aşan darbeye yönelik bir irade açıklaması olarak değerlendirilmiş ve sanığın bu suça yardım eden sıfatıyla iştirakinin olduğu yönünde tam bir vicdanı kanaat ile varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık müdafilerinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesinin ilamı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak duruşmalı yapılan yargılama sonucunda "İlk Derece Mahkemesinin olayların gerçekleşme biçimi ve sanığın eylemine ilişkin kabulü, esas itibariyle Dairemizce de yerinde görülmüş olup, buna göre, ... 9. Kolordu Komutanlığında Bando Komutanı yarbay olarak görev yapan sanığın, darbe girişiminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı 15.07.2016 tarihinde ... 9. Kolordu Komutanlığında kolordu nöbetçi amirliği görevini yürüttüğü ve EYS sistemi üzerinden saat 22.44, 23.05 ve 23.08' de 3 kez gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu emri 33 bağlı birliğe sırasıyla 22.54, 00.03 ve 00.00' da göndermiş olduğu anlaşılmıştır. Yine, sanığın harp okulu değil, konservatuvar mezunu olması ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 23 yıldır bando sınıfına mensup olarak görev yapması nedeniyle, olay günü tuttuğu ve ani tepki gösterilerek kararlar alınması gereken kolordu nöbetinin gerektirdiği mesleki tecrübe ve nitelikleri taşımadığının ve tanık O.S.'nın beyanından da anlaşıldığı üzere, kolordu komutanı Ş.Ö.'ın birliğe gelerek bahse konu emri görmek istediği anda bile söz konusu sıkıyönetim direktifi konulu emrin çıktısını almamış olduğu, bu nedenle sıkıyönetim direktifi konulu emri kolordu komutanı ile birlikte bilgisayar ekranı üzerinden okuduklarının ve tanık M.P.'ın beyanından, sanığın kendisine söz konusu direktifi okumadan alt birliklere gönderdiğini söylediği, hatta geri çekmeyi bilmemesi nedeniyle tanık M.'in bu emri sanığın açık olan bilgisayarını kullanarak sistem üzerinden geri çektiğinin anlaşılması ile emrin kolorduya gelişi ile sanık tarafından birliklere ilk gönderilişinin yaklaşık 10 dakika ara ile gerçekleşmiş olması karşısında, sanığın söz konus emri saat 22.54'te ilk olarak gönderdiğinde okumamış ve içeriğine vakıf olmadan göndermiş olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünün yerinde olduğu Dairemizce de kabul edilmiştir. Sıkıyönetim direktifi konulu emrin, darbe girişimini bilerek ve destek olmak amacıyla bağlı birliklere 00.03 ve 00.00' saatlerinde 2 kez daha gönderilmesi eyleminin ise, sanığın darbe girişimini organize eden ve fiilen gerçekleştirmeye çalışan FETÖ mensubu olduğunun belirlenmesi halinde TCK'nın 37/1 inci maddesi kapsamında aynı Kanun'un 309/1 inci maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna, aksi halde ise ilk derece Mahkemesinin kararında açıklandığı şekilde aynı Kanun'un 39/1 inci maddesi uyarınca Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yardım etme suçuna vücut vereceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sanığın gerek İlk Derece Mahkemesince, gerekse Dairemizce aynı şekilde kabul edilen eylemi TCK'nın 309/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurunu meydana getirebilecek nitelikte olup, bu halde, tartışılıp açığa kavuşturulması gereken husus olayda suçun manevi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesidir. Sanığın bahse konu eylemini gerçekleştirirken amacının ne olduğu, kısaca bu eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu tamamen iç dünyasında gerçekleşen, bu nedenle somut, bilimsel ve kesin veri ya da delillerle ortaya konulabilmesi mahiyeti itibariyle mümkün olmayan bir husus olduğundan, bu konuda bir yargıya varılabilmesi ancak sanığın olay öncesi, sırası ve sonrasında dışarıya yansıyan söz, davranış ve genel olarak faaliyetleri ile eylemin asıl müsebbibi olan kişi ve/veya yapılarla olan ilişkilerinin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulabilecektir. Dairemizce, sanık açısından bu değerlendirme aşağıda maddeler halinde gösterilen durum ve deliler itibariyle yapılmış olup, buna göre;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın