İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
11.04.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanunu 215 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 68532 sayılı soruşturmasında ele geçen dijital dokümanlarda sanığın örgüt içinde SAY (FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memuru) vasıflandırıldığı, bu suretle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güçlü bir kripto sistemi olan ByLock programını kullandığının anlaşıldığı, kullanılan haberleşme programından da anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt üyeleri için güven ilişkisi ve gizliliğin esas olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını aktif olarak kullanmak, bu program üzerinden Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 06.11.2017 tarihli yazı ve ekleri uyarınca bir kısmı örgütün emniyet mahrem imamı olduğu değerlendirilen örgüt mensuplarıyla irtibat içinde olmak ve 25.01.2017 ve 30.01.2017 tarihli teşhis ve ifade tutanakları uyarınca örgütün sohbet adı altında toplantılarına katılmak suretiyle örgütle arasında güven ilişkisinin tesis edildiği ve bu sebeple örgütle arasında organik bağ kurmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, örgütün tanımı ve yapılanması bölümünde anlatıldığı üzere daha önceki süreçte yaptığı eylemler nazara alındığında bu örgütün silahlı bir örgüt olduğunun herkesçe bilindiği, sanığın da bu denli sıkı irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılımını devam ettirdiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının delil durumu da gözetilerek suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu ve bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye suçunu işlediği sabit görülmekle TCK'nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu TCK md.50 TCK md.314/2 CMK md.231 TCK md.62