Suç tarihinden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 82. maddesi ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunu düzenleyen, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 1 fıkrasının (f) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ancak aynı Yasa'nın 83. maddesi ile de 5237 sayılı TCK'nın karşılıksız yararlanma suçunu düzenleyen 163. maddesine eklenen; "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenleme içeren 3. fıkra ile yeniden düzenleme yapıldığı ve eylemin suç olmaktan çıkarılmadığı gözetilerek; işyerinde elektrik sayacının giriş çıkışı arasına köprü atmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddia edilen sanığın, suça konu işyerini suç tarihinden önce 2004 yılının 10. ayında tahliye ettiğini savunmasına rağmen, soruşturma evresinde bilgisine başvurulan mülk sahibi olan tanık M. Ç..'in ise sanığın 2006 yılının 10. ayına kadar işyerini işlettiğini söylemesi karşısında; sanığın işyerini kullandığı dönemde kullanılan elektriğin kurulu güç ile uyumlu olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle, kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, suçun sabit olduğunun tespiti halinde ise bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kullanım bedelini ödemesi halinde hakkında 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği ihtarında bulunulup, ödemesi için makul bir süre de verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kalkması nedeniyle eylemin suç olmaktan çıkarıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,