2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; içeriğine ve sanığa atılı suçun işleniş şekline göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından tebliğnamenin bu yöndeki görüşüne katılınmamıştır. 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1, 59/2, 81/2 maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 142/1.b, 143, 62, 53 maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, ilk kararda ceza bireyselleştirilirken cezanın asgari haddinden uygulama yapıldığı da gözetilmeksizin, "önceki kesinleşen hükmün aksine alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği düşünülerek" biçiminde bir gerekçeyle 765 sayılı TCK.nun 492/1, 59/2, 81/2 maddeleri gereğince yapılan uygulamanın sanık lehine olduğu kabul edilerek yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın