Yukarıda yazılı ilk derece Mahkemesi'nin kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
31.05.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmemekle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevini haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. Dava konusu çek incelendiğinde; muhatap bankanın ... Diyarbakır Şubesi olduğu, davacı tarafından 31.05.2015 tarihinde Diyarbakır'da hamiline keşide edildiği, davalı bankanın son ciranta hamil olarak göründüğü, davalı tarafından 01.06.2015 tarihinde ... Şubesi'ne (Gaziantep'te) ibraz edildiği ancak Bakırköy 4. ATM'nin 29.01.2015 tarihli ödeme yasağı nedeni ile ödeme yapılmadığı belirlenmiştir. 15.12.2015 tarihli dava dışı ... Tekstil San ve Tic.AŞ yetkilisi ... imzalı "Ödeme Belgesi ve İbraname"nin yani dava dışı şirket yetkilisinin davacı- keşideci ...'dan çek bedelini aldığı yönünde belgenin davacı tarafından dosyaya ibraz edildiği belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Somut davada olduğu gibi hamile düzenlenen çekin devri bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için çekin teslimi (zilyetliğin devri) gerekli ve yeterlidir. Bu durumda zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Senedin borçlusu senedi ibraz edene bedelini ödemek durumundadır. Bu ödeme ile ilgili olarak, hamilin yetkili kişi olup olmadığını inceleme yetkisi ve görevi bulunmayan borçlu, hile veya ağır kusuru bulunmadıkça senede zilyet olana ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir ve çek üzerinde bulunan hakkın devri sağlanır. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. Hamile yazılı çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır. Yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çeki elinde bulundurmakla ispat edebilir. Yetkili hamil olan kişi yani eldeki davada davalı, çekte asıl borçlu konumunda olan davacı- keşideciden çek bedelinin ödenmesi için talepte bulunabilir, elindeki hamile yazılı çeke dayanarak takip başlatabilir. Bunun yanı sıra imzaların istiklali ilkesi ve çekin mücerret olması ilkesi de gözetilerek; davalının yasal ibraz süresinde çeki muhatap bankaya ibraz ettiği ancak ödeme yasağı nedeni ile alacağını tahsil edemediği de dikkate alındığında, davacı keşidecinin dava dışı üçüncü kişiye ödemede bulunması davacı keşideciyi borcundan kurtarmaz. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; icra dosyasında, davalı banka tarafından davacı keşideci hakkında uyuşmazlığa konu çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmıştır. Davacı keşideci tarafından düzenlenen çekin dava dışı kişinin talebi üzerine iptaline karar verilmiştir. Dava konusu çekin iptaline karar verilmesi üzerine, davacı keşideci tarafından, iptaline karar verilen çek nedeniyle çek iptal kararı alan kişiye ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; ilk derece Mahkemesi kararının neticeten davanın reddine karar verilmiş olması isabetli ise de; yargılamada eksiklik bulunmamakla Kanunu 1126 sayılı kararı ile davacı borçlu tarafından takibin iptali için açılan şikayet davasında çek iptal kararınıntakip dışı 3. Kişi tarafından hasımsız olarak açılan davada verilen çek iptali kararının davada tarafolmayan 3. Kişileri bağlamayacağından ve çeki devralırken kötüniyetli olduğu yönünde iddia ve delil olmadığından reddine karar verildiği bildirilmiştir. ... Davalı banka ile dava dışı ... San ve Tic Ltd şiti arasında 18.12.2014 tarihli ve 28.05.2013 tarihli Genel Kredi sözleşmeleri imzalandığı ve dava konusu çekin temlik cirosu ve tevdi bonosu ile davalı bankaya teslim edildiği görülmüştür. ... Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2015 tarih 2015/72 e ve 2015/861 karar sayılı kararıile iptal kaarı alan Davacılar ...,... San ve Tic AŞ ve ...San ve Tic.AŞ in zayi nedeniyle iptaline karar verilen dava konusu ... Bankası Diyarbakır Şubesinin 31/05/2015 tarihli ... seri numaralı 25.000-TL bedelli çekin ciro silsilesinde yer almadıkları , meşru hamil oldukları dosya kapsamında ispat olunamadığı,ciro silsilesinin de bozulmamış olduğu nazara alındığında Davacı tarafından dava dayanağı yapılan 15.12.2015 tarihli ... San ve Tic.AŞ yetkilisi ... imzalı "Ödeme Belgesi ve İbraname" ile keşideci ...dan çek bedelini aldığı yönündeki belgenin artık senetten ayrılan hakkın sahibi olduğuna tek başına karine teşkil etmeyeceği kanaatine varılarak ..." gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesini ve yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla müvekkilinin keşidecisi olduğu çek zayi kararına istinaden yapmış olduğu iyi niyetli ödeme neticesinde borcundan kurtulduğunu, emsal mahiyette yargı kararları bulunduğunu, iptal kararı ile senedin hak sahibini teşhis fonksiyonunun ortadan kalktığını, iptal kararı ile iptal kararını elde eden kişinin senette mündemiç bulunan ve iptal ile artık senetten ayrılan hakkın sahibi olduğuna ilişkin bir karine yarattığını, buna dayanarak iptal kararı ile ... San. ve Tic. A.Ş. senetten ayrılan hakkın sahibi olduğuna karine teşkil ettiğini, müvekkilinin bu karine sebebiyle borcunu ödediğini, borcundan kurtulduğunu, iptal kararının sadece senedi zayi eden hamilin senette mündemiç hakkı senetsiz olarak borçluya dermeyan edebilmesini ve borçlunun da iptal kararını alan kişiye ifada bulunmak suretiyle borcundan kurtulabilmesini sağladığını, dava dışı zilyet olan 3. kişinin ödemede bulunan borçluya başvuramayacağını, başvurması halinde karar hamiline yapalan ifa ile borcun sona erdiği def'inin ileri sürülebileceğini, zilyet olan 3. kişinin kendisine ifada bulunulan iptal kararı hamili aleyhine sebepsiz zenginleşme davası açabileceğini, emsal mahiyette yargı kararları bulunduğunu, davalı bankanın hafif kusurlardan dahi sorumlu basiretli davranma yükümlülüğü bulunan tacir olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta ağır kusurlu olduğunu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesin'de yapılan ilana rağmen, davalı bankanın çeki elinde bulundurduğunu çek iptal davasının görüldüğü Mahkemeye açıkça bildirmemesinin ağır kusur olduğunu, TTK m.642/2 hükmünün açık olduğunu, müvekkilinin hile veya ağır kusuru bulunmaksızın çeki verdiği ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'a yaptığı ödeme ile senetten doğan borcundan kurtulduğunu, müvekkilinin ağır kusurlu olduğunu yahut hilesinin bulunduğunu ispat yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin mümkün olmadığını, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla, kararın isabetli olduğunu, temlik cirosu ile devredilmiş dava konusu çekin hak sahibi ve meşru hamili olan müvekkili bankanın iş bu çekler ile mündemiç olan talep, tahsil ve takip yapma yetkisinin mutlak olduğunu, TTK m.687'de de bu hususta açık bir şekilde hüküm yer aldığını, davacının iddia ettiği vakıaları kabul etmediklerini, iptal kararından önce yapılan devirlerde iyi niyetin korunacağını, iptal kararı ile çekin kıymetli evrak niteliğinin sona erdiğini, müvekkili bankanın yetkili ve iyi niyetli olduğunu, müvekkili kötü niyetli ise davacının bunu ispata mecbur olduğunu, yargılama boyunca bu hususun davacı tarafından ispatlanamadığını, iptal kararının maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil etmediğini, maddi hukuk bakımından mevcut hukuki durumun aynen devam ettiğini, iptal kararının hakkın varlığına, muhtevasına ve bu hak üzerindeki tasarruf yetkisine tesir etmeyeceğini, takibin hukuka uygun başlatıldığını, davacının borcunun devam ettiğini, emsal yargı kararı bulunduğunu, davacının takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını beyanla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini savunmuştur. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 K6102 md.764 K6102 md.792 TTK md.670 TTK md.687 K1126 md.355 K6102 md.757/1 HMK md.355 K6102 md.687 K6100 md.2 K492 md.333 TTK md.764 K6102 md.823 HMK md.362/1 K6100 md.355