1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2013/11555 E. , 2014/1506 K.TAPU İPTALİ VE KAYIT TERKİNİ
KIYI KENAR ÇİZGİSİ
KAMU DÜZENİ
KAZANILMIŞ HAKLAR
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ UYGULANMASI
TAPU İPTALİ DAVALARINDA ZAMANAŞIMI
"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki davadan dolayı Amasra Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.06.2009 gün ve 2008/102 esas 2009/84 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 21.02.2011 gün ve 54-1864 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptali ve kayıt terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece 01.06.2009 tarihinde; 3402 sayılı Yasanın 5841 sayılı Yasa ile değişik 12. Maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;yerel mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine,Dairece hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Gerçekten de, işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak, anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih, 2009/31 esas, 2011/77 karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.07.2011 tarihinde karar Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün verildiği tarih itibariyle doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153. maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de, 10.03.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptalin kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı açıktır. Bu durum karşısında, işin esasının 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre belirlenen kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı açıktır. Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğruluğundan söz edilemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer.
Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.
Davacı hazinenin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, dairenin 21.02.2011 tarih, 2011/54 Esas, 2011/1864 Karar, sayılı bozma kararının Ortadan Kaldırılmasına, mahkemenin 01.06.2009 tarih, 2008/102 esas, 2009/84 karar sayılı kararının açıklanan bu nedenlerle, HUMK.'nun 428.maddesi gereğince (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) BOZULMASINA, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.