8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12089 E. , 2023/1711 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında bozmaya uyularak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ilçesi ... Köyü'nde bulunan 423 ada 21 parsel sayılı 7.299,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağının edinme sütununda taşınmazın ... zilyet ve kullanımında olmasına karşın, zilyetlik koşullarının tam ve kesin olarak oluşmadığı belirlemesi yapıldıktan sonra beyanlar hanesi boş olarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı; ... ilçesi ... Köyü'nde bulunan 423 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının kendisine ait olmasına rağmen beyanlar hanesinde adına yer verilmediğini belirterek beyanlar hanesine kullanımına ilişkin şerh verilmesini talep etmiş; davacının 423 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescil istemli olarak ... Kadastro Mahkemesinin 2011/106 Esas sayılı dosyasında açtığı dava, eldeki dava ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yönünden zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığını, kadastro tespitinin doğru olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2012 tarihli ve 2011/5 Esas, 2012/12 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davada Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.10.2012 tarihli ve 2012/5515 Esas, 2012/11461 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2015/30 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.04.2018 tarihli ve 2016/8353 Esas, 2018/6778 Karar sayılı ilamı ile orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın öncesinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 Sayılı Kanun) 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan ve dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, yörede orman kadastrosunun yapılarak taşınmazın tahdit sınırları dışında bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı, taşınmazın davacı adına tesciline yetecek zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/132 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın öncesinin 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan ve dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğindeki taşınmazda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, orman kadastrosunun yapıldığı ve dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı 1998 tarihinden itibaren kadastro tespit tarihine kadar zilyetlik süresinin dolmadığı ve davacı lehine tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı Kadastro Müdürlüğü hakkında verilen önceki hüküm kesinleştiğinden Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşımadığını, davacının taşınmazı davacının imar ihya ettiğini, kazanmaya yeterli zilyetlik süresinin bulunduğunu, aynı bölgede benzer taşınmazlar hakkında kadastro tespitlerinin iptali ile hak sahipleri adına tescile karar verildiğini, davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun), 6831 sayılı Kanun
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.