4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/6128 E. , 2022/14033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 18.06.2018 tarih, 2016/898 Esas ve 2018/6072 Karar sayılı bozma ilamında; "tasarruf tarihindeki borçlunun vergi borcunun ne kadar olduğunun tespiti yapıldıktan sonra dava ön koşullarının oluştuğu ve 6183 sayıl Yasa'nın 28 ve 30.maddesi kapsamında sayılan şahıslardan olduğu anlaşılan davalı ... ve ...'a yapılan satışın tespit edilecek borç miktarı ile sınırlı olarak davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; 6183 sayılı Yasa'nın 28 ve 30.maddesi kapsamında sayılan şahıslardan olduğu anlaşılan davalı ... ve ...'a yapılan satışların 09.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı ... Tic. Ltd. ŞTi'nin davacı kuruma 27.02.2009 tarihi itibari ile toplam 13.856,87 TL, 06.01.2010 tarihi itibariyle toplam 256.395,60 TL, 20.01.2012 tarihi itibariyle toplam 468.481,90 TL borç miktarı ile sınırlı olarak davanın kabulü ile tasarrufun iptaline ve davacı alacaklıya tasarruf tarihinde tespit edilen vergi borcu ve ferileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin 2 ve 3, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin 3 ve 4 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava; 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davalar yasanın 25.maddesi ile İİK'nun 282.maddesi gereğince borçlu ve onunla hukuki işlemde bulunan 3.kişiler aleyhine açılır. Borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.kişi iptale tabi tasarrufa konu malı 4.kişiye devretmişse, davacı, 4.kişinin kötüniyetli olduğu iddiası ile davasını ona karşı da yöneltebileceği gibi 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince davalı 3. kişinin dava konusu mal, hak ve değerleri elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sorumlu tutulmasını da isteyebilir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi, 9491 ada 1 parsel, 9487 ada 2 parsel, 9490 ada 10, 7 ve 3 parsel, 9488 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz hisselerinin 20/01/2012 tarihinde davalı borçlular ... ve ... tarafından kardeşlerinin eşi olan davalı 3.kişi ...’a devredildiği, davalı 3.kişi ... ile 23/02/2012 tarihinde Seyhan Belediyesi Toplu Konut İdaresi arasında konut karşılığı kamulaştırma sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye göre davalı ...’a ... Mah. 12388 ada, 1 parselde AS2-2A Blok 5.kat 11 nolu daire, AS2-2B Blok 10.kat 22 nolu daire, AS2-3A Blok 3.kat 7 nolu dairenin verileceği, ancak ... tarafından da kendisine verilecek olan 11 nolu dairenin 29/06/2015 tarihinde dava dışı ...’e, 22 ve 7 nolu dairenin ise 24/06/2015 tarihinde dava dışı ...’a devredildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili ise, bu durumun tespiti nedeniyle sözü edilen taşınmazlar yönünden talebini bedele dönüştürdüklerini beyan etmiş olduğundan, mahkemece bu taşınmazların davalı 3. kişi ... tarafından elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerinin saptanması için yerinde uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak gerçek değerinin belirlenmesi, aynı yasanan 31.maddesi gereğince davalı 3.kişi ...’un davacının tasarruf tarihine kadar olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak taşınmazları elden çıkardığı tarihteki değeri nispetinde nakten tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
3.Dava konusu tasarrufların birden fazla olduğu, davalı borçlu ... tarafından dava konusu taşınmazlardan 2 tanesinin davalı 3.kişi ...’a, 6 adet parseldeki hisselerinin de davalı 3.kişi ...’a devredildiği, yine davalı borçlu ... tarafından dava konusu taşınmazlardan 6 adet parseldeki hisselerinin davalı 3.kişi ...’a devredildiği anlaşılmakla, bu kişilere yapılan tasarruflar için satış tarihindeki gerçek değerler ile tasarrufları yaptıkları tarih itibariyle davacının belirlenen alacak miktarı nazara alınarak düşük olan miktar üzerinden ayrı ayrı harç ve yargılama giderine hükmedilip davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken davalıların tek harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
4.Bozma ilamında; tasarruf tarihindeki borçlunun vergi borcunun ne kadar olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, tespit edilecek borç miktarı ile sınırlı olarak davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, tasarruf tarihleri 27/02/2009, 06/01/2010 ve 20/01/2012 olduğundan, bu tarihler itibariyle belirlenen vergi borçları içiçe geçmiş olacağından tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kabulü gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi de doğru değildir.