1. Ceza Dairesi 2008/5595 E. , 2013/854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : 1- Sanık ... yönünden, öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine; hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nun 125/1-3-a, 29, 62, 51. maddelerine göre 5 ay hapis cezası ile mahkumiyet, erteleme; tehdit (görevliye direnme) suçundan TCK'nun 106/2-a, 29, 62, 51. maddelerine göre 10 ay hapis cezası ile mahkumiyet, erteleme.
2.Sanık ... yönünden, hakaret ve görevliye direnme suçlarından beraatine; yaralama suçundan TCK'nun 86/2-3-c, 29, 62, 51. maddelerine göre 2 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyet, erteleme.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Katılan ...'ın, sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ... 'e karşı görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından; sanıklar müdafiinin, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik öldürmeye teşebbüs; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin gerekçeye yönelik olmayan temyizinde hukuki bir yararı bulunmadığından, .../... Bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.Dosyada yer alan sanık ...'a ait adli sicil kaydının incelenmesi neticesinde; 3167 sayılı Yasanın 13/1. ve 2918 sayılı Yasanın 48/3. fıkraları uyarınca hükmedilen adli para ve hapis cezalarının, yürürlükteki mevzuata göre idari yaptırım şeklinde düzenlendiği; sanığın, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin ilam yönünden ise tekerrür için aranan ve infaz tarihinden itibaren işleyen yasal sürenin dolduğu; bütün ilamlar yönünden adli sicil kaydından silinme şartlarının oluştuğu anlaşılmakla; sanık ... hakkında; adli sicil kaydındaki ilamlar getirtilerek,
TCK.nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğine yönelen tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3.... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2006/505 sayılı iddianamede; "Her iki şüphelinin mağdur avukatlar... ve ...'e küfrederek hakarette bulundukları" iddiası ile, sanıklar ... ve ...'ın,
TCK.nun 125/1,3-a fıkraları uyarınca cezalandırılmaları talep edildiği halde; sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret suçundan hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
4.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik görevi nedeniyle kasten yaralama suçlarının sübutu kabul; oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenlerin niteliği takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret suçu yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğü yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazları ile katılan ...'ın sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile; A- Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B- Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı görevi nedeniyle kasten yaralama ve sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; .../... a- Oluşa, sanıkların, tanıkların ve mağdurların soruşturma aşamasındaki savunma ve beyanlarına göre; mağdur ...'dan kaynaklanan ve sanıklara yönelen herhangi bir haksız fiil niteliğinde söz ve davranış bulunmadığı halde, sanık ... hakkında hakaret suçundan TCK.nun 129/1. fıkrası uyarınca; sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan TCK.nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini; b- Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5.Sanık ... hakkında mağdur ...'ı öldürmeye teşebbüs, silahla tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden; a- İddianamede; "Şüphelilerin olay tarihinde haciz işlemi nedeniyle görevli olarak işyerine gelen icra müdür yardımcısı ve polis memurlarına cebir ve tehdit kullanarak görevlerini yapmalarını engellediklerinin;" anlatıldığı; hüküm fıkrasında ise dava konusu eylemin görevini yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayıp, değişen suç vasfına göre silahla tehdit suçunu oluşturacağı kabul edilerek, silahla tehdit suçundan hüküm kurulduğu halde; kararın gerekçe bölümünde; "Haciz işlemi yapmakla görevli icra müdür yardımcısı ve güvenlik tedbiri alan polis memuru müştekilere yönelik bir saldırı ve direnme olmadığı, görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmadığı," kabul edilmek suretiyle hükmün karıştırılması; b- İddianamede; "Şüpheli ...'ın, olay yerinde görevli polis memuru ... 'in tabancasını alarak, avukat ... 'a doğrultup tetiğe bastığı, ancak silahın ateş almadığı, bilahare görevli polis memuru tarafından etkisiz hale getirilip, tabancanın elinden alındığı, eylemin bu haliyle öldürmeye teşebbüs aşamasında kaldığının" anlatıldığı, hüküm fıkrasında ise bu eyleminden dolayı sanığın öldürmeye teşebbüs suçundan beraatine karar verildiği halde; kararın gerekçe bölümünde; "Sanık ...'ın mağdur ...'ı öldürmeye; tabancayı ateşlemeye ve mermi vermeye çalışmadığı, sürdürmekte olan saldırgan tavrının devam etmesi nedeniyle eyleminin silahla tehdit niteliğinde olduğu," kabul edilmek suretiyle hükmün karıştırılması;
6.Sanık ... hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama suçundan açılmış bir dava bulunmadığı ve bu hususta hüküm kurulmadığı halde; kararın .../... gerekçe bölümünde, sanığın mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilmek suretiyle, gerekçede zaafiyet yaratılması;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiinin ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 11/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ...