2. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2022 tarihli ve 2022/53119 Soruşturma, 2022/18927 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2.h.2, 53, 58. (ikinci kez) maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/3173 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1. Sanığın suçun fiilî icraî hareketlerine katılım iradesi olup olmadığı olay anında suç işleneceğini bilip bilmediğini araştırmadan, bu konuda yeterli ve şüpheden uzak bir kanaate varmadan ceza hükmü kurulduğuna, 2. Sanığın suçun fiilî icraî hareketlerine iştiraki olduğuna dair somut hiçbir delil mevcut olmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sanığın suç işleme kasıtının bulunmadığına, 3. Sanık ile diğer sanık Ramazanın fikir ve eylem birlikteliği içerisinde olmadığına ve bunu destekleyecek sanık Ramazan hakkında tefrik kararı verilip sanık hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, 5. Katılanın davaya katılma talebine karşın duruşmada hazır olan sanık ... ve müdafii ile sanık Ramazan müdafii ve Cumhuriyet savcısından diyeceklerinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 238/3. maddesine muhalefet edildiğine, 6. Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin karar başlığında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-d maddesine muhalefet edildiği, 7. Sanığın katılanın uğradığı zararı karşılamak istediğini defalarca belirttiği ancak tutuklu kaldığı ve maddi durumu elvermediği için zararı karşılayamadığına, 8. Adil yargılanma hakkı tanınmadığına, yargılamayı yapan mahkemenin karar verirken öncelikle sanığın söz konusu suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delillerin olması ve sanığa masumiyetini ispatlama konusundaki taleplerini dikkate alması yani savunma hakkının kısıtlanmadan adil yargılanma imkanının sağlanması gerektiğine, savunma hakkının eksik bilgilendirme nedeniyle sınırlandırıldığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mahkemece, sanık ...'in 14.07.2021 tarihinde gündüz saatlerinde, hakkında yakalama kararı henüz infaz edilemeyen ve dosyası tefrik edilen temyiz dışı sanık Ramazan'la fikir ve eylem birlikteliği içerisinde katılanın çalışmakta olduğu iş yerine geldiği, burada sanık ...'in soru sormak bahanesiyle katılanı oyaladığı, bu esnada diğer sanık Ramazan'ın da iş yeri içerisindeki kasa bölümüne giderek çekmecedeki katılanın beyanına göre 50.000,00 TL ve 5.000,00 Dolar parayı çaldığı, görüntü kayıtlarında bu hususların net olarak görüldüğü, sanık ...'in hırsızlık sonrası sanık Ramazan'ın kendisine verdiği bir miktar parayı aldığını kabul ettiği, ancak hırsızlık eylemine yönelik inkara dayalı savunmalarına itibar edilmeyerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Kolluk tarafından 12.05.2022 tarihinde tanzim olunan CD İnceleme ve Tespit Tutanağında, sanık ...'in iş yerinin dışında bulunan ürünlere bakma sebebiyle katılanı dışarıya çıkardığı, kimsenin bulunmadığı iş yerine Ramazan Çakı'nın girerek çekmeceyi tornavida ile açarak çekmecedeki parayı pantolonun ön kısmına gizlediği, ayrıca üçüncü bir şahsın da bu şahıslarla hareket ettiği ve şahısların akabinde uzaklaştıkları, belirtilmiştir. 3. Kolluk tarafından 13.05.2022 tarihinde tanzim olunan Yakalama Tutanağında; sanık ...'in maddi olarak zor durumda olduğundan dolayı mevcut eylemi ve soruşturması süren başka bir eylemi Ramazan Çakı ve Alpay Özşahin ile birlikte gerçekleştirdiğini ifade ettiği, üzerinde bulunan 900,00 TL ve 200,00 Euro parayı rızası ile kolluk görevlilerine verdiği belirtilmiştir. 4. Sanığın kollukta ve sorgu esnasında müdafi huzurunda verdiği ifadesinde Ramazan ile birlikte suça konu iş yerine girdiklerini, kendisinin katılanla konuşurken Ramazan'ın hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini, iş yerinden çıktıktan sonra Ramazan'ın kendisine 4.000,00-5.000,00 TL para verdiğini, olay günü bir anda böyle bir olayın içine girdiklerini içeren ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır. 5. Mahkeme tarafından sanık ...'e birden fazla kez süre verilmesine rağmen sanığın katılanın zararlarını karşılanmadığı belirlenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanığın Suçun Fiili İcrai Hareketlerine Katılmadığına ve Diğer Sanık ile İştirak İradesinin Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında (A-2) ve (A-3) bölümlerinde içeriğine yer verilen tutanaklara, sanığın kolluk ve sorgu hakimi huzurunda müdafii ile birlikte verdiği savunmasında diğer sanık Ramazan ile birlikte suça konu iş yerine girdiklerini, kendisinin katılanla konuşurken Ramazan'ın hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini, iş yerinden çıktıktan sonra Ramazan'ın kendisine 4.000,00 - 5.000,00 TL para verdiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; tüm dosya kapsamı, olay anını gösteren kamera kayıtlarına göre sanığın katılanı oyalamak suretiyle eyleme katıldığı dikkate alındığında sanık hakkında mahkemenin kabulünde ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Lehe Kanun Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması bakımından, sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza miktarının 8 yıl hapis cezası olduğu, cezanın miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu ve bu itibarla uygulanamayacakları; mahkemece, "...sanığın görüntü kayıtları ve alınan beyanlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde hırsızlık amacıyla katılanın iş yerine gelmiş olmasının anlaşılması, UYAP üzerinde yapılan incelemelerde başka hırsızlık suçundan dolayı da soruşturma ve yargılamalarının olduğunun görülmesi, bu kapsamda benzer suçu işleme yönündeki eğilimi ve ortaya çıkan geçmişi ile sosyal ilişkileri dikkate alınarak..." şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık Müdafiinin Katılanın Katılma Talebine Karşı Beyanların Alınmaması ve Gözaltı Süresinin Karar Başlığında Gösterilmemesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; Sanık müdafiinin temyize konu ettiği sebeplerin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi tarafından verilen incelememize konu kararda eleştiri konusu yapıldığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanığın Tutuklu Kalması ve Maddi Durumu Sebebiyle Zararı Karşılayamadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; Mahkeme tarafından sanık ...'e birden fazla kez süre verilmesine rağmen katılanın zararlarını karşılamadığı, zararı karşılaması için sanığın tahliye edilmesi gerektiği görüşüne iştirak edilemeyeceği dolayısıyla sanık hakkında mahkemenin kabulünde ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Adil Yargılanma Hakkının Sınırlandırıldığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; Mahkemece aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, gerekçenin yerinde olduğu, sanığın savunmasının ve suça konu eylem hakkında bilgilendirilmesinin usulüne uygun yapılarak eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Adil Yargılanma hakkı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/3173 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap