2. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan CMUK'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, CMUK'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarihli ve 2014/49519 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın, katılanın evinin önüne park ettiği elektrikli bisikletini, bisiklet koltuğu altındaki cep telefonu ile birlikte çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/1652 Esas, 2016/1153 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçsuz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk derece mahkemesince; sanığın olay günü gündüz vakti katılanın oturduğu binanın önüne bıraktığı elektrikli bisikleti ve bisikletin koltuğunun altındaki cep telefonunu çaldığı, cep telefonu ile aynı gün olaydan kısa bir süre sonra kendisine ait hattı takarak görüşme yaptığı, katılan beyanı, GSM kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, sanık hakkında TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği tespit edilmiştir. 2. Katılanın soruşturma aşamasında alınan 24.03.2014 tarihli beyanında; elektrikli bisikletini, evinin önüne park ettiğini, koltuğunun altında cep telefonunun olduğunu, 2 saat sonra elektrikli bisikleti yerinde bulamadığını beyanla şikâyetçi olmuş, katılanın, soruşturma aşamasında alınan 20.11.2014 tarihli ek beyanında; 1 ay kadar önce, elektrikli bisikletini, ön farı ve ayak koyma yeri kırık olduğu halde, bir şahsın kullanımında gördüğünü, bisikletin kendisine ait olduğunu söylediğinde, şahsın bisikletle birlikte kaçtığını, 18.11.2014 tarihinde aynı şahsı yine elektrikli bisikleti ile kasaptan alışveriş yaparken gördüğünü ifade etmiştir. 3. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın yazısında ; katılana ait cep telefonunun olay günü ilk olarak saat 16.08'de sanığın adına kayıtlı 0535 329 4947 numaralı hat ile kısa bir süre kullanıldığı tespit edilmiş, hattın kopyalanmış hatlardan olmadığı bildirilmiştir. 4.Sanık, aşamalarda; 0535 329 4947 numaralı hattın kendisine ait olduğunu, suça konu telefona nasıl takıldığını bilmediğini, telefonunu bir başkasına verip vermediğini bilmediğini beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiştir. IV. GEREKÇE TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Olay ve Olgular başlığı altında 1 ve 2 numaralı paragraflarda ayrıntıları belirtildiği üzere; katılanın aşamalarda, elektrikli bisikletini evinin önüne park ettiğini, 2 saat sonra yerinde bulamadığını beyan etmesi karşısında, katılandan elektrikli bisikletini sabit bir yere kilitleyip kilitlemediği hususu sorulup sonucuna göre; kilitli ise eylemin TCK'nın 142/2-h maddesinde, kilitli olmadığının tespiti halinde ise aynı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre ; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükmün uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere bozulması gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/1652 Esas, 2016/1153 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap