4. Ceza Dairesi 2021/9457 E. , 2023/17743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 4 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine,
2.Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hükmolunan 1 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 1 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanık hakkında verilen cezaların az olup teşdit hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hapis cezalarının kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrilmesine dair uygulamanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna vesaireye yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların bir süre birliktelik yaşadıkları, daha sonra anlaşamayarak ayrıldıkları, 13.06.2015 ile 24.06.2015 tarihleri arasında sanığın katılana gönderdiği mesajlarla "Şere...iz gider görürsün, şere...izler her pisliği yaptın ama Allah sabır veriyor, terbiyesiz, sen ne şere...izsin, şere...iz adi iftiracı yalancı, şere...iz adi, görüşeceğiz ... Allah'ın tefecisi, anamı si...iniz." demek suretiyle hakaret ve tehditte bulunduğu iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan cezaların tayini ve takdiri ile tehdit suçu bakımından verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlardan olan kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrilmesine dair Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, hükümlerde katılan vekilinin temyiz istemi bakımından hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hapis Cezasının Kamuya Yararlı Bir İşte Çalışma Tedbirine Çevrilmesine Dair Temyiz Talebi ile Sair Yönlerden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.04.2014 gün ve 2013/689 Esas 2014/191 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "kat" tabiri kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunacak tedbirin azami süresini ifade için kullanılmış olup buna göre “cezanın yarısından bir katına kadar” ibaresindeki cezanın yarısı; hükmolunan cezanın yarısı, bir katının ise; cezanın kendisi olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle Yerel Mahkemece hakaret suçundan kurulan hükümde 3 ay 22 gün hapis cezasının, cezanın yarısından, bir katı olan 3 ay 22 gün süre ile tedbire çevrilebileceği gözetilmeden, cezanın bir katını aşacak biçimde süre ile tedbire çevrilmesi,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.