3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4440
- Karar No
- 2023/2422
- Karar Tarihi
- 25.04.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- REDDİNE
3. Ceza Dairesi 2021/4440 E. , 2023/2422 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.
Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/513 Esas, 2020/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
a)Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b)Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) ve bentleri, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/1021 Esas, 2020/918 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.11.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Arama kararına ilişkin makul şüphe sebeplerini belirten ayrıntılı arama talebi ile arama evrağında karar sayısının ve saatinin belirtilmemesi nedenleriyle arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
2.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
3.Arama kararının hukuka aykırı olması nedeniyle sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği,
4.Katılan B.Y.'nin eşinin kaçırılmasına yönelik Y.A. hakkındaki teşhisine, anılan şahsın olay tarihinde hastanede tedavi gördüğünden itibar edilmeyerek tahliyesine karar verildiğinden B.Y.'nin teşhis işlemine itibar edilemeyeceği,
5.Mahkemece katılan B.Y.'nin mahkemece hazırlık ifadesini doğruladığı kabul olunmuş ise de, mahkemece belirleyici mahiyetteki katılanın beyanlarına duruşmada başvurulmadığı,
6.Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hukuka aykırı karar verildiğinden Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
7.Teşhis tanıklarının beyanlarının 2559 sayılı Kanun'a aykırı olduğuna,
8.Tanıkların mahkemece dinlenilmemesi nedeniyle soru sorma hakkının ihlal edildiğine,
9.Telsiz görüşmelerinin elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğuna,
10.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden;
08.10.2015 günü ihbar üzerine yapılan operasyon neticesinde sanık ...'ın güvenlik güçleriyle çatışma yaşanan bahse konu ikamette üzerinde V.D. isimli şahsa ait kimlik ile yakalandığı, üzerinde yapılan aramada örgütsel nitelikte yazının çıktığı, dosya içeriğinde mevcut 10.10.2015, 12.10.2015 ve 11.11.2015 tarihlerinde gerçekleşen telsiz görüşmelerinin içeriğine göre, sanığın Sipan Mizgin Kod ismini kullandığı, terör örgütünün sözde amed eyaletinde silahlı faaliyet yürütürken son süreçte Diyarbakır il merkezine eylem amacıyla gönderildiği ve örgütün sözde yöneticileri tarafından tanındığı, terör örgütü içerisinde muhabere ile ilgili görevinin bulunduğu, ... Mahallesi dağlık ve kırsal alanda 04-07 Aralık 2016 tarihlerinde icra edilen ...özel birlik operasyonu kapsamında ele geçirilen dijital veri ve örgütsel dokümanların incelenmesinde; tutanakta belirtilen defterde PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal yapılanmasında yer alan örgüt mensuplarının kimlik bilgilerinin yazılı olduğu belirlendiği, söz konusu defterde ilgili sayfada sanığın da sicil bilgilerinin yer aldığı, ayrıca 21.08.2016 tarihinde ...Kod isimli N. G. ve yanında bulunan örgüt mensuplarına ait ele geçirilen dijital dokümanlarda ...isimli sanık ile ilgili bilgilerin ele geçirilmiş olduğu, Tanıklar H. A., D. M. ve F. D.'nin mahkemece alınan beyanlarında sanık hakkındaki teşhislerini ve beyanlarını doğrulayarak sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğunu ve kullandığı kod adını ifade ettikleri,
Yine sanığın 28.07.2015 tarihinde Lice İlçesi ... karayolunu trafiğe kapatıp BTÖ mensupları ile birlikte yol keserek, olay tarihinde ... ilinde polis memuru olarak görev yapan mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile eşi katılan B.Y. ve üç çocuğu ile birlikte ... karayolunda Diyarbakır istikametine doğru seyir halindeyken mağdur ...'ın aracını durdurdukları, polis memuru olan mağduru kaçırdıkları, mağdurun eşi katılanın sanığı olay tarihinde yol kesen ve polis memuru mağduru kaçıran silahlı BTÖ mensupları arasında bulunduğunu teşhis ettiği, teşhis ve beyanlarını kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda da doğruladığı,
Dosya kapsamına göre örgüt üyesi olduğu belirlenen sanığın mağdur ...'a karşı cebir ve tehdit kullarak kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle silahla ve birden fazla kişi işle birlikte hürriyetinden yoksun kılma eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun işlenilmesine elverişli vahim nitelikte olduğu kabul edilerek Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Sanığın 28.07.2015 tarihinde ... karayolunu trafiğe kapatıp BTÖ mensupları ile birlikte yol keserek, olay tarihinde... ilinde polis memuru olarak görev yapan mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile eşi katılan B. Y. ve üç çocuğu ile birlikte .... karayolunda Diyarbakır istikametine doğru seyir halindeyken mağdur ...'ın aracını durdurdukları, cebir ve tehdit kullanarak, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle polis memuru olan mağduru kaçırdıkları, mağdurun eşi katılanın sanığı olay tarihinde yol kesen ve polis memuru mağduru kaçıran silahlı BTÖ mensupları arasında bulunduğunu teşhis ettiği, teşhis ve beyanlarını kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda da doğruladığı kabul edilerek nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ... ilinde polis memuru olarak görev yapan mağdur ...'ın 28.07.2015 tarihinde yanında katılan eşi ... ve üç çocuğu bulunduğu halde .... karayolunda sevk ve idaresi altındaki araç ile seyir halinde iken ellerinde silah bulunan birden fazla örgüt mensubu tarafından aracının durdurularak mağdurun kaçırıldığı somut olayda, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu inkar ettiği ve yargılamanın 21.06.2018 tarihli celsesinde "katılanın ifade vermek istemediğine dair dilekçe verdiği ve evvelki beyanlarının çelişkili olduğu" gerekçe gösterilerek katılanın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
Mağdur ...'ı kaçıran örgüt mensupları arasında sanığın bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici tek delil olan katılan tanık ...'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da aynı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36 ncı maddesi ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında çelişki bulunması halinde hangi anlatımına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı açıklanarak vicdani kanı ilkesine uygun gerekçelendirilebilir ve temyiz mercii tarafından denetlenmesi mümkün bir sonuca ulaşılması, sanığa atılı nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak şekilde tespit edilememesi halinde örgütsel kod adı kullandığı, örgütün kırsal alanında silahlı faaliyet göstermekteyken örgüt tarafından Diyarbakır il merkezine eylemde bulunması amacıyla gönderildiği, diğer örgüt üyeleriyle birlikte kalmış olduğu evde silahlı vaziyette yakalanrak ele geçirildiği tespit edilen sanığın sübut bulan eylemleri nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/1021 Esas, 2020/918 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı, bozma nedeni, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ....Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...