Esas No
E. 2022/2653
Karar No
K. 2023/2383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/2653 E.  ,  2023/2383 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2019/62 Esas, 2019/108 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.....Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/1389 Esas, 2019/2284 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği ile temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; bir kişinin örgüt iltisakı/irtibatı olan kişiler ile iletişiminin bulunması salt başına ilgili kişinin örgüt ile arasındaki hiyerarşik ve organik bağı ortaya koyabilecek mahiyette bir delil olmayıp sadece başkaca ana delillerin bulunması durumunda kişinin örgüt ile olan ilişkisinin ispatını güçlendiren mahiyette delil olarak hükme esas alınacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bunun yanı sıra sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma nolu dosyası üzerinden yapılan soruşturmada ele geçirilen dijital materyallerden elde edilen veri inceleme raporunda sanığın ... (.... isimli Emniyet yapılanmasında yer alan Mahrem İmam) kod isimli zümre başkanına bağlı olduğu, ... koduyla yani FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişiler olarak örgüt içinde yer aldığı ifade edilmektedir.

Bu kapsamda sanık hakkında ele geçirilen söz konusu bu dijital verilerin yukarıda bahsedildiği üzere tanık Koruma Kanunu'nun 9/8 maddesi uyarınca başkaca somut delillerle desteklenmesi durumunda adli soruşturma ve kovuşturma açısından hükme esas alınabileceğinden sanık hakkında tanzim edilen bu verilerde ismi geçen ve sanığın imamı olarak belirtilen L.G.'nun bilgi ve görgüsüne tanık sıfatı ile müracaat edilmiş olup tanık sıfatı ile mahkememiz huzurunda dinlenen L.G.' un sanığı tanımadığını beyan ettiği görülmüştür.

Tüm bu açıklamalar ışığında sanık hakkında her ne kadar veri inceleme raporunda ... koduyla yani FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişiler olarak örgüt içinde yer aldığı ifade edilmiş olunsa da aynı veri inceleme raporunda sanığın imamı olduğu ifade edilen ve etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanlarda bulunan tanık beyanlarında sanığı tanımadığına ilişkin beyanları karşısında tanık beyanlarının aksinin ispatlanabileceği bir delilin dosyada bulunmaması ve yine belirtildiği gibi dijital materyallerin başkaca bir delil ile desteklenememesi karşısında "in dubio pro reo" yani "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kesin ve net bir şekilde ispatlanamaması karşısında sanık hakkında delil yetersizliği sebebiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2019/1389 Esas, 2019/2284 sayılı Kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog