Esas No
E. 2021/3659
Karar No
K. 2023/2344
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Ceza Dairesi

E. 2021/3659 K. 2023/2344 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3659, K. 2023/2344, T. 25.04.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3659
Karar No
2023/2344
Karar Tarihi
25.04.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Ceza Dairesi         2021/3659 E.  ,  2023/2344 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/180 Esas, 2018/344 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/2269 Esas, 2018/1704 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/7389 Esas, 2019/2040 sayılı Kararı ile ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin tanık beyanlarının ait olduğu dönem de nazara alındığında atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilerek temyiz aşamasında gelen tanık beyanı ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında hükmolunan temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 62/1 inci maddesi gereğince indirim yapılırken “6 yıl 10 ay 15 ...” yerine “5 yıl 22 ay 15 ...” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/210 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha önce verilmiş hüküm nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğundan 5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.09.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemleri özetle;

1.Bozma ilamı yerine getirilmeden ByLock USER ID tespit edilmeden karar verildiğine,

2.Deliller ile sanık arasında illiyet kurulamadığına,

3.Bank Asyadaki hesap hareketlerinin sanığın abisi tarafından gerçekleştirildiğine, buna ilişkin tevsi tahkikat taleplerinin yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine,

4.Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve 17/25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğuna,

5.Abisi aleyhindeki beyanları nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

6.Teşdit uygulamasının somut olaya uygun düşmediğine ve,

7.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen kriptolu iletişim ağı ByLock iletişim sistemini 0507 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden kullandığı, sanıktan ele geçen dijital materyallerde ByLock, Eagle ve Kakaotalk isimli program kalıntılarının tespit edildiği, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütle iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de hesap arttırımında bulunduğu, tanık beyanlarına göre uzun yıllar örgüt evlerinde kaldığı ve sohbat adın altındaki toplantılara katıldığı, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Dosya kapsamı, dijital materyal inceleme raporu ve tanık beyanları nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;

Tanık E. ve B.ın beyanlarında, sanığın polis olarak görev yaparken örgüte ait evlerde kaldığına ve sohbet toplantılarına davet ettiğine dair anlatımlarda bulunmuş olmaları, sanıktan ele geçen dijital materyallerde ByLock, Eagle ve Kakaotalk isimli programların kalıntılarının bulunduğunun tespit edilmiş olması, sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine örgütle iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de örgüte destek kastıyla para yatırma ve hurda altın alımı işlemleriyle hesap arttırımında bulunduğunun tespit edilmiş olması nazara alındığında, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ....Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/210 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog