4. Ceza Dairesi 2020/34686 E. , 2023/17266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bendleri uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinde düzenlenen hakaret suçundan, aynı Kanun'un 128 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, suça konu taşınmaza sanıkların gittiklerini, her hangi bir yetkisi veya tasarrufu olmayan suça konu iş yerine izinsiz girmeleri, burada resimler çekmeleri, bir takım tespitler yapmalarının atılı suçu kasten işlediklerinin delili olduğu, yazılan sözlerin İddia ve Savunma dokunulmazlığı kapsamında olmadığı, beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bina yöneticisinin, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne binanın kapıcı dairesinde mefruşat kursu verilmesine dair başvurusu uygun görülerek müştekinin görevlendirildiği, yönetim kurulu üyesi olan şüphelilerin, kurs verilmesine karşı olduklarından El Atmanın Önlenmesi davası açtıkları, vekilleri aracılığıyla açtıkları dava dilekçesinde müştekiye hakaret ettikleri ve kapıcı dairesine müştekinin izni olmadan girerek birden fazla kişi ile işyeri dokunulmazlığını ihlal ettikleri, iddiasıyla açılan davada sanıkların atılı suçları işlemediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Sanıklar ..., ..., ...
hakkında Temyiz Nedenleri Yönünden, Sanıkların üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, tanık beyanları, dava dilekçesi içeriği karşısında sanıklar hakkında her iki suç yönünden beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Temyiz Sebepleri Yönünden,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra sanığın 17.12.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) ve (C) bendlerinde açıklanan nedenle Mahkeme kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.