Esas No
E. 2022/17355
Karar No
K. 2023/923
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/17355 E.  ,  2023/923 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1149 E., 2020/532 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/197 Esas, 2019/96 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/532 sayılı Kararı ile 5271 Sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.02.2022 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi Tanık E.A'nın beyanlarına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasındaki askeri öğrencilerden sorumlu kişilerden olduğuna, istinaf aşamasında gelen diğer tanığın beyanları da nazara alındığında sanığın cezalandırılması gerektiğine ve sanık hakkında verilen beraat kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/197 Esas, 2019/96 sayılı Kararı ile sanığın terör örgütü üyeliğine dair yoğunluk, süreklilik ve devamlılık arz edecek şekilde terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin yeterli delil elde edilemediği, dinlenen tanıkların sanığın eylemlerine ilişkin şüpheden uzak görgü ve bilgiye dayalı beyanlarda bulunamadıkları, tanık E.A.'un sanığın örgüt evinde kaldığı ve talebe mesullüğü yaptığı konusunda beyanı mevcut ise de diğer tanıkların sanığın kaldığı evin örgüt evi olmadığına yönelik beyanlarda bulundukları, gizli tanığın sanık aleyhine beyanda bulunmadığı, tanık E.A.'un beyanının sanığın cezalandırılması için tek başına yeterli olamayacağı, bu beyanı destekleyici başka bir delil elde edilemediği, sanığın Bank ... hesabı mevcut ise de bu hesabı talimat ile açmadığı, elde edilen dijital veriler incelendiğinde yine örgüt üyeliğine ilişkin yeterli delil elde edilemediği gerekçeleri ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/532 sayılı Kararı ile mahkemenin beraat kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet başsavcı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre;

1.İstinaf aşamasında dosyaya gelen sanık hakkındaki U.G’ün beyanlarının okunması ve duruşmada tanık olarak dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu açısından ehemmiyet arz eder nitelikte olan ve talimat yolu ile dinlendiği mahkemede sanık hakkında beyanlarda bulunan Tanık E.A'nın CMK'nın 210 uncu maddesi uyarınca duruşmada bizzat hazır edilerek yahut SEGBİS vasıtasıyla dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/532 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.