İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
02.03.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Terör 495 sayılı Kararı ile 1995 doğumlu olan ve halen Tıp Fakültesi öğrencisi olan sanığın örgüt tarafından askeri okullara yönlendirildiği ve bu süreçte örgüte ait evlerde kaldığına dair herhangi bir beyan bulunmadığı, sanık ile ardışık olarak aranan ve tanık olarak beyanına başvurulan S.A.'ın beyanlarının, sanığın askeri okulda iken tanıştıklarına dair beyanı ile uyumlu olduğu, sanığın HTS/ardışık arama kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sabit hattan sadece bir kez aranmış olmasının sanığın FETÖ/PDY örgütü ile bağını ispata yeterli olamayacağı ve Yargıtay'ın aradığı anlamda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem olarak nitelendirilemeyeceği, söz konusu tespitin, sanık hakkında örgütsel anlamda ciddi sayılabilecek yan delillerin olması halinde aleyhe delil olarak dikkate alınabileceği, sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 867 sayılı Kararı ile sanık yönünden düzenlenen HTS ve ardışık arama tutanağında, sabit hattan 07.11.2014 tarihinde, Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğrencisi olan sanığın kullandığı GSM hattının saat 17:10'da 11 saniye arandığı, saat 17:12;15, 17:12;36, 17:12;59'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğrencisi ve sanığın devresi olan S.A.'ın GSM hattının da arandığının belirtildiği, sanıkla birlikte aranan S.A. aşamalarda, lisedeyken örgütle tanıştığını, GATA'ya giderken Alper isimli örgüt mensubuyla buluştuklarını, sanığın GATA'da devresi olduğunu, ardışık aramada görünen aramanın kimin tarafından yapıldığını ve görüşme içeriğini hatırlamadığını, sanığın örgütle bir bağlantısı olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, sanığın ardışık şekilde ankesörlü telefondan arandığı, ancak periyodik aramanın olmadığı, bu şekliyle sadece bir aramanın tespit edilebildiği, diğer delillerin de sanığın örgüt üyesi olduğu yönünde yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararının dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçeleriyle Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin yerinde görülmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanunu CMK md.217