40. Hukuk Dairesi

Davacı vekili, 12/01/2014 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları ... plakalı aracın, müvekkillerinin murisi olan yaya konumundaki ...'e çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında adı geçenin vefat ettiğini ve sigorta şirketi tarafından yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yeterli olmadığını belirterek şimdilik 10.000 TL destekten yoksunluk ve 90.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı sürücü ...'nin vefat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava öncesinde sigorta şirketi tarafından yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemelerinin yeterli olması nedeniyle davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000 TL, ... için 6.000 TL ve ... için 6.000 TL olmak üzere toplam 32.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; müvekkili aracın maliki ise de kaza yapan kişi olmadığını, manevi tazminattan araç sürücüsü olan diğer davalının mirasçılarının sorumlu olduğunu, asli kusurlu olan tarafın davacıların murisi olduğunu, bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını; Davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar vekili; manevi tazminatın yüksek takdir edildiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının müvekkillerinin maddi durumu ile orantılı olmadığını, davacıların murisi asli kusurlu olmasına rağmen hükmedilen tazminatın yüksek kaldığını, müvekkillerinin maddi imkanı ve herhangi bir sosyal güvencelerinin bulunmadığını, davalı Yasemin'in tek başına ailesinin geçimini sağlamaya çalıştığını, .. ve ...'ya ait fakirlik belgesi bulunduğunu, manevi tazminatın, tarafların mali ve sosyal durumuna göre hükmedilmediğini; Davalı sigorta şirketi vekili; maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken harca esas miktar dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını; Davacılar vekili ise; davacı ... için evlenme indiriminin hatalı uygulandığını, Yargıtay içtihatlarına göre hesaplama tarihindeki yaşın dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminatın ise özellikle araç maliki davalının ekonomik seviyesi dikkate alındığında düşük takdir edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davacılar ... ve ... yönünden eksik istinaf harçlarının yatırılması hususunda tebliğ edilen muhtıraya rağmen istinaf başvurma ve karar harcı süresi içerisinde yatırılmadığından bahisle bu davacılar bakımından istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmaya dair ek karar verilmiştir. 1-Ek karara ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; Eksik istinaf karar harcının yatırılması konusunda çıkarılacak muhtırada, eksik harç yahut avans tutarının dava dosyasına değil, mahkeme veznesine yatırılması gerektiğinin belirtilmesi ve ayrıca sonuçlarının hatırlatılarak muhtıranın hakim tarafından imzalanması gerekmektedir. Somut olayda, hakim tarafından imzalanarak düzenlenmiş bir muhtıra olmaksızın çağrı kağıdına şerh verilmek suretiyle istinaf harçlarının "dosyaya" yatırılması yönünde yapılan bildirimin usule uygun olmadığı, dolayısıyla istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmaya dair ek kararın yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Bu itibarla. davacılar vekilinin, eksik istinaf harçlarını yatırmak suretiyle ek karara yönelik istinaf başvurusu yerindedir. 2-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; Davacı ... için 5.000 TL, diğer davacılar için ise 2.500'er TL maddi tazminat talebinde bulunularak eldeki davanın açıldığına ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 13/2. maddesi gereğince reddedilen miktarı geçemeyecek şekilde maktu vekalet ücretinin altında kalacak biçimde yazılı olduğu üzere vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir. 3-Davalı ... vekilinin manevi tazminattan dolayı sorumluluğunun olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; Karayolları Trafik Kanununun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, davalı ... aracın maliki ve işleteni olması sebebiyle, araç sürücüsü olan ...'nin tali kusurundan dolayı meydana gelen manevi zarardan sorumlu olup bu yöne ilişkin istinaf itirazında isabet yoktur. 4-Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi; İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan maddi tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporu ve ek raporu, Dairemizce denetime elverişli, usule ve yasaya uygun görülmüş, hüküm vermek bakımından yeterli kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda re'sen nazara alınabilecek nitelikte herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin evlenme indirimi itirazı dışında kalan rapora ilişkin soyut istinaf itirazlarının reddi gerekmektedir. Davacılar vekilinin evlenme indirimine ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde ise; Evlenme indirimine esas yaşın alınacağı tarihin kaza tarihi değil, hesaplama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği yargısal uygulamalarda kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu yöne ilişkin istinaf itirazının kural olarak yerinde olduğu, ancak 10/08/1983 doğumlu ...'in, rapor tarihi olan 10/06/2019 itibarıyla doğumundan itibaren 35 yıl 10 ay 1 gün süre geçtiği, dolayısıyla 35 yaşında olduğu, AYİM tablosuna göre 31-35 yaş aralığında evlenme indiriminin %17 olarak alınması gerektiği, ancak hesaplama tarihi itibarıyla 18 yaşının altında iki çocuğunun olduğu ve bu nedenle her biri için %5 olmak üzere toplamda %10 düşülmesi gerektiği, bu durumda nihai evlenme indiriminin %7 olacağı ve Dairemizce sair yönleri usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda işbu evlendirme oranı üzerinden ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, davacı ...'ın ödeme tarihindeki zararının 243.805,27 TL x %25 x %93 = 56.684,72 TL olduğu, davacıya yapılan ödeme tutarı ise 54.362,43 TL olup ödeme tutarının bu haliyle yeterli olduğu, dolayısıyla sigorta şirketinin hesap tarihindeki evlenme indirim oranına göre dahi yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirdiği anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabul edilmemiştir.5-Davacıların ve davalıların manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf başvurularının değerlendirilmesi; Davaya konu trafik kazası 12/01/2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Kazaya karışan ve tali kusurlu görülen davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları araç ticari plakalı taksidir. Kazanın gerçekleşmesinde davacıların murisi asli kusurludur. Davacı ... 35 yaşında eşini; diğer davacılar da çocuk yaşta destekleri olan babalarını kaybetmişlerdir. Davacılar bir ömür boyu bu kazanın acısını çekecek olup kaza tarihindeki paranın alım gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi gözetildiğinde davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat tutarları kabul edilebilir miktarda olduğu halde yetersiz tazminata karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüş; diğer davalılar vekillerinin itirazları ise kabul edilmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap